Yakınsın, kuşlar senden haber getirdi
Bahçemde buram buram papatya
Çiçeklerin en güzelini sana topladım
Sen geleceksin diye evimde bayram sevinci Bağında salkım salkım üzüm
Sofraların en bereketlisini sana kurdum
Nerede kaldın, kalmadı gönlümün takati
Gözümde damla damla hasret
Sevginin en safını sana ayırdım...
"Sen hiç âşık oldun mu Ali?"
"Tabii Amirim, şimdi bile kız arkadaşım var"
"Kız arkadaşından söz etmiyorum Ali, aşktan söz ediyorum. Gerçek aşktan, insanı katil eden, rezil eden, insanlıktan çıkaran aşktan söz ediyorum."
Serin bir yaz akşamında buluşalım
Çiy düşsün üstümüze sabaha karşı
Sırf üşüdüğümüz için değil
Yılların hasretiyle sarılalım
Kırılsın özlemin kemikleri
Gülüşlerimizi kaybettiğimiz yerde bulalım Eskisi gibi; sen günleri say, ben öpüşleri...
Serin bir yaz akşamında buluşalım
Kokun senden önce gelsin
Gözlerimi kapayınca rüyalara dalayım Dizlerinde uyuyakalayım saçlarımı severken Sabah saat beş, gitmek için çok erken Sarılıp uyuyalım
Serin bir yaz akşamında buluşalım
Dilek tutalım yıldızlar kayarken
Ben ellerini tutayım Sen kal, bulutlar giderken
Serin bir yaz akşamında buluşalım Ölmek için çok erken
Yıkmış çadırların göç etmiş Leyla
Vardım ki boş kalmış yar otakları
Dağı mesken etmiş biçare Mecnun
Akıtmış gözünden kan ırmakları
Zeyd ile göndermiş Leyla'ya name
Dedi iyi getirdim ağyarı kama
Akıbet yar oldun İbniselama
Neyledin ettiğin o misakları
Zihni'yim akıttım didem yaşların
Yedi yıl bekledim bulak başların
Dağıt bu derneği sav savaşların
Bozuldu kabail ittifakları.
Bayburtlu Zihni
“İnsan, ışığını hayal ederek değil; karanlığını fark ederek aydınlanır." der Carl Jung. Kendimizden kaçtığımız her parça peşimizi bırakmaz ama yüzleştiğimizde o karanlık bile bize yol göstermeye başlar. Çünkü gerçek değişim, kendimizin tüm parçalarını kabul ettiğimizde başlar..