Ben bugün, hayatımın tek bir dakikası üzerinde bile hiç kimsenin hakkı olmadığını söylemeye geldim. Enerjimin de. Başarılarımdan herhangi birinin de. Kim böyle bir iddiada bulunursa bulunsun, sayıları ne kadar kalabalık, ihtiyaçları ne kadar büyük olursa olsun.
"Buraya gelip, başkaları için yaşamayan bir insan olduğumu söylemek istedim.
"Bunun söylenmesi gerekiyordu. Dünya bir fedakârlık âlemi içinde yok oluyor.
"Buraya gelip, kişinin dürüst ve yaratıcı ürünleri, her türlü hayırseverlik girişiminden daha önemlidir, demek istedim. Aranızda bunu anlamayanlar, dünyayı mahvedenlerdir.
"Buraya gelip kendi şartlarımı ortaya koymak istedim. Başka şartlarla var olmak istemiyorum.
"İnsanlara karşı, bir tek sorumluluk dışında, başka hiçbir sorumluluk kabul etmiyorum. O sorumluluk, özgürlüklerine saygı göstermek, köle toplumuna katılmamaktır.
Bir insanın yüzü kadar önemli şey yoktur. 0 kadar ifadeli bir başka şey yoktur. Bir insanın yüzüne ilk defa bakıncaya kadar, onu gerçek anlamda tanımamıza olanak yoktur. Çünkü o bakışla her şeyi anlarız. O bilginin analizini yapacak kadar bilgeliği her zaman gösteremezsek bile
Bizler egonun batıl inancıyla zehirlenmiş durumdayız. Benliksiz bir toplumda neyin doğru, neyin yanlış olacağını bilemeyeceğimiz gibi, ne hissedeceğimizi, onu nasıl hissedeceğimizi de bilemeyiz. Önce egoyu öldürmemiz gerek. Zihin bu yüzden güvenilmez bir şeydir. Düşünmemeliyiz. İnanmalıyız.İnan, Katie. Zihnin itiraz etse bile inan. Düşünme. İnan. Beynine değil, kalbine güven. Düşünme. Hisset. İnan."