Ertuğrul

"Akılsız ve fanatik kişiler kendilerinden son derece emindirler. Buna karşılık zeki insanlar sürekli araştırma içindedirler." şeklinde bir tesbitte bulunulmuştur ki tarihte böyle tiplerden pek çok örnek vardır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
HZ. ÖMER'DEN (R.A.) 10 NASIHAT
1. Sana kötülük yapan kimseye, iyilikle karşılık ver. 2. I lakikatı anlayana kadar din kardeşinin davranışını iyiye yor. 3. Kendini töhmet altında bırakacak işlere giren, kendisi hakkında kötü düşünenleri kınamasın. 4. Sırrını gizleyen muradna erer. 5. Seni ölüme götürse de doğruluktan ayrılma. 6. Seni ilgilendirmeyen işe karışıma. 7. Henüz vuků bulmamış şeylerden sorma. 8. Kötülüklerini öğrenmek düşüncesiyle de olsa facirlerle arkadaş olma. 9. Güvenmediğin arkadaşlarından sakın. Güvenilir kimse de Allah'tan korkandır. 10. Herhangi bir işinde. Allah'tan korkanlarla istişare et. Zira Kur'ân-ı Kerîm'de (mealen) "Allah'tan, kulları arasında yalnız âlimler korkar," buyurulur
Tuğrul Bey'in Tartışma Konusu Olan Kaftanı
Tuğrul Bey'in 1038 yılında Nîşâbur'a girişinde giydiği kaftan, tarihçiler arasında tartışmalara konu olmuştur. Beyhakî'nin "kabå-i mülhem" olarak tanımladığı bu giysi, ipekli bir kaftan olma ihtimalini gündeme getirmiştir. Ancak bu ihtimal, dönemin sosyo-politik koşulları ve Tuğrul Bey'in şahsi özellikleri dikkate alındığında, zayıf görünmektedir. Henüz bir saltanatın tesis edilmediği bu dönemde, dikkat çekici ve gösterişli bir kıyafet giymek, güçten çok şahsî bir ihtişam arayışını ifade edebilirdi. Bu durum, Tuğrul Bey'in devlet kurucusu kimliği ve mütevazı kişiliğiyle çelişir niteliktedir. Ayrıca, İslâm dinine son derece bağlı bir hükümdar olarak tanınan Tuğrul Bey, zahidane bir hayat sürmüştür. Kaynaklara göre, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutan, cemaatle namaz kılmaya önem veren ve halkın sorunlarını bizzat dinlediği Divan-ı Mezalim toplantılarına düzenli olarak katılan bir liderdir. İslâm dininde erkeklere ipek elbise giymek genel olarak men edilmiştir. Bu bağlamda, Tuğrul Bey'in tamamen ipekten yapılmış bir kaftan giymesi, onun dinî hassasiyetleriyle bağdaştırılamaz. Ancak fikhen cevaz verilen, içinde ipek karışımı bulunan dokumalar bu ihtimali bir nebze mümkün kılabilir. Kaftanın tamamen ipek yerine, pamuk veya yün gibi malzemelerle karıştırılarak dokunmuş olması daha muhtemeldir. Bu yorum hem Tuğrul Bey'in şahsiyetine hem de dönemin dinî ve toplumsal değerlerine uygun bir ihtimal sunmaktadır.
KAFTAN, TARİH BOYUNCA SADECE BİR GİYSİ OLMANIN ÖTESİNDE, GÜCÜN SİMGESİ OLARAK ÖNE ÇIKMIŞTIR...
Kaftan, tarih boyunca farklı coğrafyalarda ve kültürlerde iz bırakan, zarafetiyle göz kamaştıran bir giysi olarak karşımıza çıkar. Edebî tasvirlerden çini ve minyatür sanatına, etnografik incelemelerden günümüze ulaşan örneklere kadar, zengin kültürel mirasın sembolü olmuştur. Genel hatlarıyla kaftan; tüm vücudu saran, topuklara kadar inen, bol kesimiyle dikkat çeken, uzun veya kısa kollu bir üst kıyafettir. Genellikle kuşak veya düğme ile kapanan bu zarif giysi hem estetik hem de kullanışlı özellikleriyle farklı dönemlerin modasına yön vermiştir.