“Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."
Bankanın yolunu tuttuk. Yolda bir berber dükkânının penceresi önünde durduk, çünkü içeriden afili iki tip gözlerini bize dikmişti. Vad onlara dil çıkardı. Tiplerden birisi ona aynı hareketle karşılık verdi. Ben de onu yumrukla tehdit ettim. Onun arkadaşı da beni tehdit etti. Biz nefretle sırtımızı döndük, o ikili de aynısını yaptı. Meğer bu bizim aynadaki yansımamızmış.
“ Yarın patatese gidiyoruz! Sizi adam edeceğim.” Ben dayanamadım ve ocağın arkasından karşılık verdim. “Siz adam olmak için bir avuç patates toplamanın yeterli olacağını mı düşünüyorsunuz?”