Yüreğindeki endişe, ruhundaki diğer bütün güçleri, neşesini, keskin zekasını kemirmiş, insanların arasında hüzünlü biri haline gelmiş, gittikçe daha mutsuz bir insan olmuş, mutsuzluğu arttıkça başkalarına karşı haksız tavırlar sergilemiş.
Hissetmiyorsun, felaketinin paramparça kalbinde, bozulmuş aklında yattığını hissetmiyorsun, dünyanın bütün kralları bir araya gelse bile sana yardım edemez.
Ya ben ne yapıyorum? - ümitsiz, amaçsız dışarı çıkıyorum, nasıl çıkmışsam öyle eve geri dönüyorum. Birleşik Devletler paranı verse, çok farklı biri olacağını sanıyorsun. Mutluluğunun eksikliğini dünyevi bir nedene bağlayabilen aziz mahluk!
Vay halime, tüm suçun kendimde olduğunu biliyorum- aslında suç demek doğru değil! Kısaca nasıl ki eskiden tüm mutlulukların kaynağı bendeyse, şimdi de tüm üzüntülerin kaynağı içimde saklı.