Aşkın bir adı da adımlarını gidişlere hazırlamak değil midir zaten? Gelişigüzel gelmesini bilenin gelme vaktini bildiği gibi, günü geldiğinde aşkın namına,vuslatın nârına gitmenin de zamanını bilmekti.
Hasret, dostluğa katık edilir bazen.Kerpici taşa çeviren nedir bilir misiniz?Kerpicin özü biraz toprak,biraz saman ve biraz da sudur.Özündeki toprak da saman da hep bedenindedir.Lakin güneş kurutur kerpici,taşa çevirir.Özündeki suyu ağır ağır çeker alır bedeninden.Sanki ruhu elinden alınmış bir beden misali kurur kerpiç.Ve artık hep suya hasrettir.Güneş,kerpicin toprak bedeninden suyu alarak,onu ömrü boyunca çekeceği acı bir hasretle baş başa bırakır.
Ham toprak,bedenindeki su ile pişer ve güneşin acımasızca suyu çekip almasıyla yanmaya başlar.
"Ey can!Ey güzel canan!Seni sevmek zordur, çiledir,ölümü hasretin kan uykusunda yudum yudum içmektir.Her vuslat umudunun kırıklığında, emanet bir can taşıdığını o vakit anlarsın ve ölmeden mezarını gördüğünde teninden utanç duyarsın."