Ümit Doğan

Sordum, gönlümdeki en yüksek dağdan çığlıklarla bir çığ gibi yuvarlanan benim düşlerim mi ?
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mutluydum ve ömrüm böyle sona erecek sanıyordum, ama yanılmışım.
Edebiyat
"Egemenlik anlayışı, devlet felsefesi ve hukuk alanında İslam uygarlığının mirasçısı durumunda olan Osmanlı Devleti'nin ilk zamanlarından Tanzimat'a kadar, Türklüğün tarihi ile ilgilenilmemesinin başlıca sebebi, o dönemde, din ağırlıklı bir tarih anlayışının egemen olmasıdır. Bu dönemde, Türk milletinin İslam uygarlığına yaptığı hizmetler göz ardı edilmiş, yalnızca geleneksel İslam tarihinin nakledilmesinden ibaret bir yaklaşım söz konusu olmuştur. Türklerin, Islamiyet'ten önceki devirlerde kurdukları devletler ve dünya medeniyetine yaptıkları katkılar, İslam ağırlıklı tarih anlayışının ilgi alanına girmemektedir. Bu yaklaşım, "millet"in tarihiyle değil, "ümmet"in tarihiyle ilgilenmiştir. Osmanlı Devleti'nden önceki Türk kavimlerinin ve devletlerinin tarihi, Müslüman olmadıkları için kaleme alınmamıştır."
Sayfa 145
Tarihin kırk meçhul kahramanı karanlıkta yürüyordu. En önde Kür Şad, Bozkurt soyunun o od parçası oğlu vardı. Vazifesi olan Türk budununu kurtarmak, fakat hakkı olan kağanlığı başkasına vermek için, ırkının şiir tarihine en güzel mısraı yazmak üzere, gözler ilerde, el kirişte yürüyordu. Onun arkasında Bögü Alp, Yamtar, Yağmur, Gök Börü, Ay Kutluk ve Emen bir sıra halinde ilerliyorlardı. Bögü Alp, sağlam yapısının altındaki daha sağlam yüreğiyle, kulağında Kıraç Ata'nın sözleri çınladığı halde yürüyor; Yamtar iri gövdesinin heybetine yakışan bir taş-sağ koltuğunun altında olduğu halde yürüyor; Yağmur göze ilk çarpan dolgun yanakları ve gülen gözleriyle yürüyor; Gök Börü, gözleriyle değil, Tanrı'nın, gönlüne saldığı ışıkla görerek yürüyor; Ay Kutluk on yıl önceki bir kılıç yarasının asilleştirdiği yüzü ile; Emen, Çinlilerin öldürdüğü dokuz kardeş, üç dayı, iki eçe ve babasının öç diye haykıran sesleri kulağında olduğu halde yürüyordu. Kırk kahraman yağmur altında yürüyordu.
Sayfa 371 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu