Konusu:
İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyan Nazlı ve Ezel, Jane Austen üzerine ortak bir ödev hazırlamak zorunda kalırlar. Ancak bu ödev zamanla Nazlı’nın kendi hayatıyla hesaplaşma işine dönüşür. Geçmişini unutarak kendine yeni bir kimlik belirleyen Nazlı, her attığı adımda karanlık düşlerine biraz daha gömülür. Bu yolda ona ne en yakın arkadaşı Ecem, ne Ezel, ne de diğer insanlar yardımcı olabilirler. Çünkü bu tamamen, Nazlı’nın çözebileceği bir kördüğümdür.
Edebiyat ve sanata dair hem hoş hem de sorgulayıcı ayrıntıların yer aldığı 00.00 Biri Sizi Düşünüyor aşkı en derinlerde bulmaya çalışan bir roman. Ve baş döndürücü, bir atlıkarıncada vakit geçiriyormuş gibi…
Herkesin dünyada bir kez birine karşı, insanların aşk dediği o şeyi hissedebileceğine inanıyordum ve kendi hakkımı çoktan kullandığımı biliyordum.
...
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kitabı beğendim. Dili sürükleyiciydi, anlatım tarzı hoştu, karakter işlenişleri de gayet güzeldi. Fakat benim beklentimin biraz altında kaldı. Zaten beklentimin çoğunu karşılayan kısım da son 100 sayfaydı. Bunu sebebi diğer gençlik serüveni kitaplarına göre daha ağır bir anlatımı veya daha uzun bir giriş ve çözümlemesi olduğu için de olabilir. Kitabın büyük bir kısmı ana karakterimizin iç dünyasını çözmeye, anlamaya çalışmakla geçiyor bence. Fakat bu, kitabı okurken durağanlık veya sıkıcılık meydana getiriyor mu? Bence hayır. Benim kitapta en çok hoşuma giden şey Jane Austen ve Gurur ve Önyargı'ya çokça yer verilmesi oldu. Ayrıca Romeo ve Juliet esintileri de vardı. Bunların yanı sıra heykeller, müzeler, tiyatrolar, şiirler ve sanata dair birçok bölüm ve alıntı okuyabiliyoruz.
Karakterler hakkında ise söyleyebileceğim sadece birkaç şey var açıkçası. Başlarda hiçbirine tam ısınamasam