Karmaşık Konuların Basitleştirilmesi: Preeklampsi Patofizyolojisi
Preeklampsi süreci, vücutta sanki bir "tesisat arızası" varmış gibi basamak basamak ilerler:
Hatalı Yerleşim (Anormal Plasentasyon): Normalde bebeğin eşi (plasenta), anne rahmindeki damarları (spiral arterler) genişleterek kendine bol kan yolu açar. Preeklampside bu damarlar genişleyemez, dar kalır.
Açlık Hissi (İskemi ve Hipoksi): Dar damarlar nedeniyle bebeğe yeterli kan ve oksijen gitmez. Plasenta "aç" kalır ve strese girer.
Zehirli Mesajlar (İnflamatuar Proteinler): Strese giren plasenta, anne dolaşımına bazı proteinler (sFlt-1, sEng) salgılar. Bu maddeler annenin tüm damar duvarlarına saldırır.
Sistemik Hasar (Endotel Disfonksiyonu): Annenin damarları hasar görünce büzülür (hipertansiyon), sızdırmaya başlar (ödem) ve organlara giden kan akışı bozulur:
Böbrekler: Sızdıran damarlar proteinin idrara kaçmasına neden olur (proteinüri).
Karaciğer: Damarlardaki pıhtılar kan akışını engeller, enzimler yükselir ve ağrı başlar.
Beyin: Beyin damarları büzülürse baş ağrısı, görme bozukluğu ve sonunda nöbet (eklampsi) gelişir.
Kesin Çözüm: Bu bozukluğun kaynağı plasenta olduğu için, tek tedavi bebeğin/plasentanın doğurtulmasıdır.