Bir Tesadüf, sevgili Ümit Oklu’nun kaleminden okuduğum ikinci kitaptı. İlk kitabının incelemesini yazarken, bir sonraki eserinden beklentilerimden de bahsetmiştim. Şimdi dönüp baktığımda, o beklentilerin bu hikâyede tam anlamıyla karşılık bulduğunu söyleyebilirim.
Eserin ilk sayfalarında beni klasik bir aşk hikâyesinin beklediğini düşündüm. Ancak bu, kitabın bana kurduğu en büyük yanılsamalardan biriydi. Hikâye ilerledikçe yalnızca karakterlerin değil, hayatın kendisinin de sorgulandığı bir yolculuğa çıktım. Karşılaştığımız insanlar, yaşadığımız olaylar ve hayatımızın yönünü değiştiren anlar gerçekten birer tesadüf müydü, yoksa farkında olmadığımız bir planın parçaları mıydı? Kitap boyunca zihnimde en çok yer eden sorulardan biri buydu.
Karakterler konusunda da yazarın oldukça başarılı bir iş çıkardığını düşünüyorum. Kitap boyunca kimi sevmem, kimi suçlamam ya da kimden nefret etmem gerektiğine bir türlü karar veremedim. Karakterler siyah ve beyaz çizgilerle ayrılmak yerine, gerçek hayatta olduğu gibi gri yönleriyle karşımıza çıkıyor. Bu da onları daha gerçek ve daha inandırıcı kılıyor. Şahıs kadrosu çok kalabalık değil; aksine oldukça sınırlı tutulmuş. Ancak her karakter hikâyede güçlü bir yer edinmeyi başarıyor ve okurun zihninde iz bırakıyor.
Yazarın kalemi oldukça akıcı ve sade. Okuru yormayan anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerliyor ve kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz bile. Ancak benim için asıl etkileyici olan yine final kısmıydı. Özellikle son sayfalarda durup okuduklarımı sindirmeye çalıştım. Klasik bir aşk hikâyesinin sonunu beklerken, karşıma çıkan tablo beni hem şaşırttı hem de düşündürdü.
Ayrıca yazarın kalemindeki gelişimi görmek beni ayrı bir şekilde mutlu etti. Anlatımındaki olgunlaşma ve hikâyeyi işleyiş biçimindeki ilerleme açıkça
Bir TesadüfÜmit Oklu · Zet Yayınları · 202617 okunma