SEDA

SEDA
@Dotto02
Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir, çoğu insan sadece var olur.
Umarım, bana kızmıyorsunuzdur. Bilirim, kadından söz etmek ayıp sayılır genellikle. Ama ben böyle düşünmüyorum. Kendimden söz etmek ne kadar ayıpsa, karımdan söz etmek de o kadar ayıptır ancak. Çünkü hayatımız, korkularımız, umutsuzluğumuz ortaktır. Ve ben kendimden söz etmekten hoşlanıyorum. Şurada yaşadığım yalın hayatı, yalın gerçekleri başkalarına duyurmaktan hoşlanıyorum.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Zekiye," dedi annesi, "yavrum sen yazgına boyun eğmeyi hiç bilmedin." "Yoo, yanılıyorsun. Ben yazgıma boyun eğerim. Eğer bu bir yazgı olsaydı gene eğerdim. Boyumun kısa oluşundan yakınıyor muyum? Hayatın doğal güçlerine boyun eğerim seve seve. Ama birtakım insanlar bir yazgı gibi egemen olmaya kalkışırlarsa, bu sıkıcı oluyor, dayanamıyorum."
Sayfa 56·Kitabı okudu
Bir bakıma biz, hizmetçi takımı, onlardan daha talihliydik. Televizyondaki ya da radyodaki şakalara rahatca gülebiliyorduk. Ahçı kadın, kapıcımız, bahçıvan gibi görmüş geçirmiş kişilerin sözleri de az güldürmezdi bizi hani. Tabii sesimiz fazla, çıkmasın diye kahkahalarımızı boğmaya çalışırdık ama bu içten bir sevinç duymamızı engellemez, üstelik saklamaya çalıştıkça uzatırdık gülüşlerimizi. Sonra sonra bu neşe de bana hüzün vermedi değil. Kapı yoldaşlarım eski alışkanlıklarını sürdürmek için gülüyorlardı sanki. Hayatlarının bir döneminde gülmeyi, neşeli olmayı öğrenmişler, sevincin erdemine inanmışlardı da, bunu unutmamaya çalışıyorlardı. Ellerine geçen fırsatlardan yararlanarak alıştırma yapıyorlardı. Ama onların da değiştirebilecekleri bir şey yoktu. Onların da gelecekleri tüm ayrıntılarıyla Arif Hikmet Bey'ce belirlenmişti. Güvenli bir gelecekti bu. Ama kendilerine ait değildi. Gelecekleri de, tüm insan varlıkları gibi Beyefendi'ye aitti.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Neler anlatırlardı acaba? Onlara sormak isterdim, hayatlarımızı farklı kılan nedir? Yani parasızlık sorunu olmayınca, insanı kıskıvrak bağlayan töreler olmayınca, gülmek ayıp sayıldığından insan zamanla gülmeyi unutmazsa ve çok istediği şeyler gerçekleştiğinde bile artık istediği gibi gülmeyi beceremeyecek duruma, düşmezse... Çocuklarına da gülmeyi öğretememekten korkmazsa... Bütün bunlar olmayınca insan nasıl yaşar? Ölesiye yorulmadan geçen bir günün sonunda neler düşünür insan? Geleceği güven altındaysa..
Sayfa 45·Kitabı okudu
Gidenler, geride bıraktıklarına her zaman para gönderirlerdi. Onlar gelmezlerdi ama para hep gelirdi. Gurbette ölecek olsalar bile gelirdi. Geride kalanların geçimlerini sağlayan ya da geçimlerine katkıda bulunan bu para her şeyden önemliydi. Hayatta kalabilmek için para gerekliydi insanlara. Oğul, kardeş, amca sevgisiyle yaşanmaz, ekmekle yaşanırdı çünkü. Geride kalanlar zamanla bu duruma alışır, özlemlerini unuturlardı. Sevgi unutuluyor, gereksinilir bir şey olmaktan çıkıyor demek kimi durumlarda.
Sayfa 27·Kitabı okudu