Umut Aydın

Umut Aydın
@DoveFromtheBox
97 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Eski Mani fikirlerine dayalı olan ancak 13. yüzyılın başında etkin olan Albigeos Tarikatı da madde, beden ve üremeyi kınamaktadır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Norman Üzerinden Benlik
Puan vermedi·168 syf.·
2026 52. kitabı
Metin spoiler içerir. 'Sapık' oldukça popüler bir metin. Kurguyu hikâyeyi okumadan öncesinde de biliyordum. Bu tür durumlar ayrı birer şans olarak yorumlanabilir: Bir hikâye ile yalnızca bir çeşit şaşırma ya da onunla kendisinin ulaşılabilecek en birincil formu ile karşılaşırken tanışma şeklinde güzel bir ilişki kurmuyoruz, tekrar karşılaşmalar da gayet güzel geçebiliyor. Tekrar, orijinalliği ortadan kaldırmak gibi zorunlu bir niteliğe sahip değil. Metin güzeldi. Tabii ki psikolojik bir yorumlayıcı perspektif ile okumaya meylim vardı: Ortada psikolojik açıdan ele alınmaya çok müsait bir karakter var, ki metnin orijinal ismi de 'Psycho'. Bloch'un dili güzeldi, kurguyu muazzam bir şekilde inşa ediyor. Metni tamamlayınca her şey yerine oturuyor ama hikâyenin sonlarına kadar bu gerçekleşmiyor ve bu harika. Metin üzerinden birçok yorum yapabiliriz. Aynaya bakamayan Norman karakteri gibi. Aynadaki parçalanmışlık gibi ipuçları da oldukça etkili fakat daha ileri bir yorum ile Norman'ın aynaya bakmama eğilimini farkındalıkla da özdeşleştirmek mümkün. 'Her yerde olan hiçbir yerde değildir.' Bu sözü çok seviyorum. Bahsettiğim durumdaki eylemi iki şekilde yorumlamak mümkün: Norman hakikatten kaçıyor ya da Norman aynada kendisini görmesi gerektiğini bilip kendisini görmüyor. Ben ikinci yorum üzerinden ilerleyeceğim ve hikâyeden kopacağım çünkü amacım aslında metni yoğun bir incelemeye tabii tutmak değil, amacım yorum yapmak, hatta spekülasyona kadar gitmek. Benlik konusuna ilgiliyim, spesifik olarak yorumlamak için seçtiğim detay da buna yeterince ışık tutuyor olmalı. Benim konuyla ilgili fikrim şu: Münferit benlikler yoktur, her şey birbiri ile ilişki kurar ve bu noktada da bireysellik aslında bir çeşit yapay soyutlamadır. Her şey birbiri ile ilişki kurduğu için her şey
SapıkRobert Bloch · İthaki Yayınları · 2020862 okunma
Puan vermedi·360 syf.·
2026 51. kitabı
Muazzam bir kitaptı. Yazarın dili de çözümlediği olay da gayet güzeldi kanımca. Metindeki hikâye ile Victor Hugo'nun 'Deniz İşçileri' ve ''Notre Dame'nin Kamburu'' arasında paralellikler görmek mümkün. Tabii yazarlar neredeyse çağdaşlar hatta Leroux, Hugo'dan daha sonra uzun süre boyunca yaşamaya devam etmiş. Bu bağlamda, bir etkileşim olup olmadığı şüpheli fakat metinleri okuyan belki de herkes benzeri bir temanın varlığını fark edecektir. Hugo'nun karakterleri ise daha karmaşıktır ya da 'çirkin aşık' iyi ya da kötü olmak söz konusu olduğunda iyiliğe eğilimi ile öne çıkar. Hugo dış görünüşün karakteri mutlak surette yansıtmadığı mesajını veriyor, ayrıca dili çok daha satirik. Gaston Leroux Leroux'nun dili süslü, bu okuyucuya göre hoş ya da nahoş olabilir, *ben ise çok rahatsız olmadım. Metin hakkında çok derin bir inceleme yapmayacağım ama çok güzel bir meseleye önemle parmak basıyor: Tavır. Bir kişiye karşı sergilediğimiz tavır, özellikle de o kişinin değiştiremediği bir yönüne karşı sergilediğimiz tavır ve bunun sürekli tekrarı o kişinin karakterinde etkili olur. Karakterin son zamanlarındaki kararları onu mutlak bir şekilde 'kötü' addetmeyi güç kılıyor ve biraz nezaket, biraz sevgi ile bu denli bir dönüşüm geçirmesini de göz önüne alınca şu soruları sorarak yazıyı bitireceğim: Bir olayda sorumluluğu sadece eylemi gerçekleştirene mi yükleyeceğiz yoksa öncelikle 'benlik' dediğimiz şeyin münferitliğini mi sorgulayacağız? Benlik dediğimiz şey gerçekten de 'beden' dediğimiz şeyle birlikte ayırt edebileceğimiz kadar basit bir şey mi? Bu somutluk bir çeşit yanılsama deneyimlememize sebep oluyor olabilir mi?
Operadaki HayaletGaston Leroux · İthaki Yayınları · 20213,802 okunma