Umut Aydın

Umut Aydın
@DoveFromtheBox
Vikaların çok sayıda dini töreni vardır; bu törenierin en göz alıcı olanına "elleri bağlamak" adı verilir. Seremoni İskoçya, Galler ve İrlanda'da gerçekleştirilen ortaçağ evlilik törenlerinden alınmıştır. Her ne kadar geçerli bir evlilik sertifikası alınmaması ve resmi bir papazın törende yer alıp kanuni olarak belgelendirmemesi du­rumunda kalıcı bir şey olmasa da, elleri birleştirmek temelde bir evlilik törenidir. Bu tören aslında bir evlilik olarak değil, evlenme niyetinin be­yan edilmesi olarak görülüyordu. Törenden bir yıl ve bir gün sonra çift eğer hâlâ birbirine bağlıysa, resmi bir törenle yasal olarak ev­lenebilirlerdi.
Sayfa 243
Reklam
Efsaneye göre, incir ağacının altında geçirdiği zamandan son­ra Siddhartha değişmişti. Diğer insanlarla karşılaştığında onlar da bu değişimi hissedebiliyorlardı. Aydınlanmaya ulaşmasından kısa bir süre sonra Buda, yoldaş bir gezgin olan bir adamla karşılaştı. Adam, Buda'nın alışılmışın dışındaki parlaklığına ve huzur dolu ta­vırlarına hayran kalmıştı. "Dostum sen nesin?" diye sordu Buda'ya. "Sen bir tanrı mısın?" "Hayır" diye cevap verdi Buda. "Bir çeşit büyücü müsün?" "Hayır" diye cevap verdi tekrar Buda. "Bir insan mısın?" "Hayır" "Peki, o zaman dostum nesin sen?" Buda cevap verdi: "Ben buddhoyum (aydınlananım)''
Sayfa 228
Dögen Zenji (1200-1253), Japonya'da Budizm'in Soto neslinin kurucusuydu. Dögen, shikantaza adı verilen ve "sadece oturmak", (nefes sayma ya da koan uygulaması yapmadan) başka hiçbir şey yapmamak anlamına gelen bir oturma şekli öğretmiştir. Shikanta­za, oturmanın aydınlanmış zihin olduğunu öğretmiştir. Aydınlat­mak için oturmazsınız, aydınlanmış zihninizin keyfini çıkarmak için oturursunuz.
Sayfa 220
“Yaratıcılık ve ruhanilik ortak bir kökeni pay­laşır.”
Sayfa 219
Koanlar, rasyonel zihne kısa devre yaptırmak ve ani ruhani aydın­lanma için temel sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.
Sayfa 218
Reklam