Umut Aydın

Umut Aydın
@DoveFromtheBox
97 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Yaratma gücü ile yüklü bir varlık güzele yanaştı mı, ferahlar, genişler, sevinçten taşar, doğurur ve çoğalır. Çirkine de rastladı mı, tersine kasvet basar içine, tıkanır, duraklar, büzülür, doğuracak yerde, içinde kalan yükü taşıma derdine düşer.
Reklam
Uzun sürer bunu sana anlatması ama bir deneyeyim. Aphrodite dünyaya geldiği gün, bütün Tanrılar bir şölendeymiş. Zekanın oğlu Bolluk da aralarındaymış. Yemekten sonra Yoksulluk şölenden payını istemeye gelmiş, kapının önünde durmuş beklemiş. Tanrı şerbeti ile sarhoş Bolluk (daha şarap yokmuş o zaman) Zeus'un bahçelerine çıkmış ve bir yerde sızmış. Çaresizlik içinde yaşayan Yoksulluk, Bolluk'tan bir çocuğu olmasını kurmuş, gitmiş yanına yatmış ve Sevgi'ye gebe kalmış. Aphrodite'nin doğduğu gün ana karnına düştüğü için Sevgi bu Tanrının kulu, yoldaşı olmuş. Aphrodite güzel, o da yaradılıştan güzele düşkünmüş. Bolluk ve Yoksulluk'tan doğan Sevgi'nin talihi de ona göre olmuş. Sevgi her şeyden önce ve her zaman yoksuldur; çoklarının sandığı gibi hiç de öyle ince ve zarif değildir, tersine kabadır, pistir, evsiz barksız, yalınayaktır; açıkta, dağda bayırda, kapı önlerinde, yol köşelerinde yatar kalkar. Ne yapsın, anasına çekmiş, yoksulluktan kurtulamaz. Babasına çeken tarafıyla da hep güzelin, iyinin peşindedir; yürekli, atılgan, dayanıklıdır; yaman avcı­dır, hep tuzaklar kurar; fikirlere, buluşlara düşkündür, ömrü kafa yormakla geçer, bilicilikte, büyücülükte eşsizdir. Aslında ne ölümlü ne de ölümsüzdür. Bakarsın, aynı günde bolluk içinde gelişir, yaşar, birdenbire de ölür, sonra yine babasının tabiatı gereği bir çaresini bulup dirilir. Bir şeyin eline geçmesiyle elinden kaçması bir olur. Öylece Sevgi hiçbir zaman ne yokluk içindedir ne de varlık içinde.
- Senin gibi bilgili bir insandan böyle kaba bir düşünce bekleyecek kadar yanılır mıyım ben? Tersine çok iyi bilirim ki bilgili saydığın birkaç kişiyi buldun mu, onlara büyük kalabalıklardan daha çok değer verirsin. Ama bakalım, biz o kişilerden miyiz? Değiliz, çünkü biz de orada kalabalığın arasındaydık. Ama bizden baş­ka gerçekten bilgili birkaç kişi karşısında çirkin bir şey yapacak olursan, onlardan utanırsın değil mi? - Elbette. -Ya, demek kalabalık karşısında çirkin bir şey yapmaktan utanmazsın? O sırada Phaidros söze karışmış: - Sevgili Agathon, Sokrates'e cevap verecek olursan bizim giriştiğimiz işi bir yana bırakıp sözü başka yollara döker.
Herkes düşünebildiği en üstün güzelliği onda görür çünkü çirkinlikle sevgi çatışma hâlindedir.