Küçüklüğünden beri böyleydi. Hayatın oraya buraya saçtığı hüzün parçalarını bulur, özenle saklardı. Başkaları nasıl pul , peçete, madeni para koleksiyonu yaparsa, o da “hüzünler koleksiyonu” yapardı.
Biz insanlar sınırlarımızı bilmeden kendi aklımızı beğeniyoruz, öğrenmiyoruz, akıllanmıyoruz. Her şeyi anladığımız zaman da genellikle iş işten geçmiş oluyor