Unutkanlık olmasaydı
dünya ne kadar az ahlaklı görünürdü!
Bir şair,
tanrının unutkanlığı
insan onurunun mabedinin eşiğine
bekçi olarak yerleştirdiğini söyleyebilirdi.
Verilen sözleri tutabilmek için
iyi bir belleğe sahip olmalı kişi.
Acıma duyabilmek için
kuvvetli bir hayal gücüne sahip olmalı.
Bu kadar sıkı-sıkıya bağlıdır ahlak, anlağın iyiliğine.
İnsan eylemlerin sözünü verebilir, duyguların değil;
çünki duygular istem dışıdır.
Birisine onu her zaman sevme ya da ondan nefret etme ya da sadık olma sözü veren kimse,
gücünün dışındaki bir şeyin sözünü veriyordur.