Kitap okumak benim icin tutkudan da öte bir durum.
Aslında yasamak istedigim o an ki ruh halime uygun hikayeler ararım okurken.
Bu kanıya nerden mi vardım?. Şöyleki bir dönemde sevmeyip yarım bıraktığım bir kitabı başka bir zaman elimden birkamadan bitirdigim olur. Hatta bitirmemek icin sayfalarını azar azar tükettiğim zamanlarım.
Işte bu noktaya gelmişsem bilirim ki bu kitap o an işlemiş zihnime ve ruhuma.
Yine de ilk 50 sayfa bana o kitapla aramda oluşacak bağın kuvvetini hissettirir.
Kitap ödünç veremiyorum.
Onun yerine aynı kitabı alıp hediye etmeyi yeğliyorum.
Çünkü okurken bazı yerlerin altını çizmeyi, bazi köşelerine yıldız atmayı ve bazı yerlere duygularımı düşüncelerimi not düşmeyi seviyorum.
Bir de en büyük alışkanlığım. Bitirdigim kitabımın arkasına tarih eşliğinde bende oluşturduğu duygu ve düşüncelerimi not alıyorum.
Bu kitabin özeti, eleştirisinden ziyade benin duygularımdan oluşuyor.
Okurken bende uyandırdıklarından.
Bu bana Yıllar sonra kitabı tekrar okurken ki duygularımı karşılaştırma imkanı veriyor.
Ve birde belki de benden sonrakilere bırakacağım kitaplarımı okuyacaklar icin benden bir hatıra...
Bazi zamanlar kitaplığının karşısına geçip öylece onları seyrettigim olur. Aşkla, hayranlıkla, hasretle...
Dedigim gibi orada tam karşımda aslında benim hissettiklerim, duygularım ve okurken canlanan hayallerim raflarda bana bakmaktadırlar.
Uz.Dr.AYŞEGÜL TAŞKIRAN ÇATAK