Çehovla tanışmamı sağlayan ilk kitap üzerimde gerçekten güzel bir etki bıraktı.
Aklı hastanesin geçen hasta İvan Dimitriç ile doktor Andrey Yefimiç arasında geçen felsefi tartışmayı anlatan etkileyici bir eser.
Üzerinde durup düşünülecek onlarca cümle barındırıyor.
Bütün hikaye doktorun kasabada sohbet edebilecek zeki insanlar bulamaması ile başlıyor. Daha sonra 6. koğuşta İvan Dimitriç adında zeki bir delikanlıy sohbet etmeye başlıyor. Kısaca bir solukta okuyabileceğiniz çok güzel bir eser.
Kitaptan birkaç alıntı ile baş başa bırakıyorum sizi...
"Elimizin altında kitaplar var ama bu canlı bir sohbetin, karşılıklı ilişkinin yerini tutmuyor."
Bence kitaplar notaya, sohbet ise şarkı söylemeye benziyor.
"Ama kendi başıma ben hiçbir şey değilim..."
— İnsanın huzuru dışarıda değil, içindedir.
+ Nasıl yani?
— Sıradan bir insan iyiyi, kötüyü dışarıdan bekler. Düşünen bir insan ise kendinde bulur.
"Maddi ve manevi pisliği bir yerden kovsanız, o mutlaka ordan kalkıp bir başka yere konar."
"Sanki dünyanın bütün gazabı sırtına binmiş, kendisini kovalıyor gibi..."
Peki ruhun özgürlüğüne inanır mısınız?
• Hayır... İnanmam ve inanmak için de bir sebebim yok açıkçası.