Ne mutlu, hakikatiyle bağ kurup içeriden okuyanlara, ne mutlu makam’ı var ile yok’un üstünde olanlardan ilham alanlara, ne mutlu sırrın sırrına vâkıf olanlara, ne mutlu sûret’in ardındaki siret’i görebilenlere …
erman
Hiç!
Cennet'e
dönüşü
bu
kadar kim isteyebilir!
Allah'tan
uzaklaşmadık ki bizl İster
Cennet
olsun,
hiç
ister
dünya!
Biz her an o hâlin içinden
hiç çıkmadık ki …!
Dışımızda susunca. İçimizden 'bir' ses gelir. Duyabilirsen.
'Vedâ Hutbesi'dir. 'İnsan'. Dışına vedâ ederken içinden gelen o 'bir' sesi duyabilirse eğer. Hayata yeniden başlayabilir.
'Bir' Cennet hâlidir. Peygamber Efendimizle buluşma vaktidir. Cenâb-ı Allah'a hamdolsun ki bu 'kitap' böyle biter.
Bitmiş olandır bu dünya hayatı. Hâlâ devam ediyor gibi olsa da. Bitmiştir. Ya Cennet'e ulaşacağız. Ya da cehenneme sürükleneceğiz. Sadece siz değil. Küfür içinde kullandığınız harfler. Kelimeler de. Hepsiyle. Siz. 'Sekar'a fırlatılacaksınız.
O levhalar. Ekranlar. Yutacak sizi. Beyninizle irtibatlandıra-caklar. Bilgisayarları. yapay zekâ. Biyolojik zekânızla birleşecek. Ve siz ona hükmediyor sansanız da kendinizi. O size hükmedecek. Şuuraltınızı şekillendirecek. Microsoft. Goog-le. Instagram, Facebook. Twitter. Neurolink, Starlink, Musk.
Bunun için varlar. Tüm şeytanî şirk-etler. Dünya onların artık. Eskiden olduğu gibi. Yine. cinlerin hâkimiyeti altına gi-riyor. Bitmiştir. 'İnsan' için bu dünya. Hazırlık yapın. 'İnsan' kalabilmek için. Ölmeden önce ölmeye çalışın. Dünyadan.
'Negatif kütle'nin enerjisinden kurtulun. Yoksa. şeytan. Sizi.
Bu dünyada esir alacak. 'Yapay'laştıracak. Sadece zekânızı değil. Gövdeniz. Çevreniz. İçtikleriniz. Yedikleriniz. Giydikleriniz. Organlarınız. Hepsiyle yapay bir dünya. ruhunuza aykırı ne varsa. Fıtratınıza. 'Yeryüzü Halifesi Insan'a!.
Yaklaşırken. Kitap. Kendi kendini yazarken. Harfler. Kelimeler. 'Kalem'e kendilerini yazdırırken. Hissettik ki. Rabbimiz
'biz'imle. Yaklaşırken.
Zamanın göreceliği. Fizik olduğu kadar. Metafiziktir. Görünen görünmeyen de. 'Bir'dir. 'Biz'. Farkında olduk. Madde.
Enerji. Yokluk. Varlık. Aynı ânın içindedir. Ve vücudumuzun içinde de böyledir. Zaman. Işık hızıyla. Vücudumuzla birlikte. Var olurken. Yok oluyor da aynı ânın içinde. Sadece
'biz' değil ki. Tüm kâinat. 'Bir' var. Bir yok. Masal gibi.
Yazının yolculuğu uzayda seyahat ettiriyor seni. Ve yine.
Kendine getiriyor. Uzayda bir nokta. İçinde küllî olanı taşıyan bir cüz. Buradan bakmalıyız kuantum fiziğine. Kabalist kuantumcular. Kur'ân tasavvufunu bilmeyenler insanları şaşırtıyorlar. Üstelik kasıtlı yapıyorlar. Küreselcilerle iş birligi içindeler. Evreni. Kuantum. yapay zekâ üzerinden açıklamak istiyorlar. Kur'ân dururken. Tevhidi bilgileri olmadan.
Kâinata makine. Kadere sistem. Ruh için de yazılım diyor bu kabalistler. Elektrik diyenleri bile var. Menşei itibariyle tapınakçı bunlar. Ve üstelik sosyal medyada karşılık buluyorlar. Bakın örgütlü kötülüktür. Kabalist kuantumculara ekranları açmak. Seçkinlerin saklı planıdır. Ve kamusal günahtır. Daha ötesi şirktir. Sihir. Büyü. Fal. Kehanet dinen yasaklanmıştır. Ekranlarda insanları iman etmeyen cinlerle irtibata teşvik ediyorlar. cinler. Süleyman tapınagını yapanlar. Gıblinler. Evet. Tapınağı. Yine cinlerle inşa etmenin peşindeler. Tapınakçılar.
Hiç kimse sormuyor. Mescid-i Akså'yı yıkıp yerine Muallak Kayasının üzerine. Tapınaklarını inşa ettiklerinde. Altından odaya. Kutsalların kutsalına kim gelecek.
Muallak Kayasının üzerine. Yerleştirilecek altın tahta kim oturacak. Ve aynı zamanlama ile CERN'de boyutlar arası kapı açıldığında o kapıdan içeri kim girecek.
Son mânevi savaş işte o zaman başlayacak. Allah'ın nurunu tamamladığı salih amel işleyen kulları. Ve şeytanın. nar ateşini harladığı sapkın şeytan ırkı.