Ne mutlu, hakikatiyle bağ kurup içeriden okuyanlara, ne mutlu makam’ı var ile yok’un üstünde olanlardan ilham alanlara, ne mutlu sırrın sırrına vâkıf olanlara, ne mutlu sûret’in ardındaki siret’i görebilenlere …
erman
Susturun 'şeytan gürültüsü'nü! Ve duyun Rabbinizin sesini!
Muhakkak ki. Konuşacaktır sizinle. Gönlün o sessizliğinde.
Hazırlanın. Belki de. Âhir Zamandır.
Ve son zamanlardır. Kurtuluşumuz. Kur'ân'dır!
Rabbim yardım et! şeytanın hızı bulaşmasın bize. Çünkü o zaman. O hızın içinde. Kendimizi bile. Fark edemeyiz. Sürükleniriz. Tabiatımızdan. Uzaklaşırız. Sadece tabiatımızdan da değil. Tüm ağaçlardan. Kuşlardan. Dağlardan. Bulutlardan.
Uzaklaşırız. Bunlar da yetmez. Rabbimizden. Uzaklaşırız. Budur şirk. Tevbe gerektirir.
Rabbim affet! Onca insan. Hızla, cehenneme sürükleniyorlar.
Ve bilmiyorlar. Onlar belki de! 'Ateş' yerine. Suya götürüldüklerini sanıyorlar.
Kaç katmandır. Gözün gördükleri. Ve göremedikleri. Ama zihne kaydedilenleri. 'Rüya'da. Bu anlarla iç içedir. Sırlanıyordur. Gördüklerin. Göremediklerin ama zihne kaydedilenlerin. Ve 'rüya'ların. Hepsiyle istersen. 'Bir' bütünsün.
Böyle olunca da artık. Rabbini bilebilirsin. Nefsini. Nefesinle. 'Bir'leyebilirsin. Kalbinin vahyi açılır o zaman sana. Ve
'oku'rsun. 'İnsan'. Çok acelecidir.
'yapay zekå' çok yakında
'error' verecektir. İnsan.
'Zihin'siz kalacaktır. Zihni silinmiş olacaktır. Hiçbir şeyi hatırlamayacaktır. Kim olduğunu bile unutacaktır.
Öncesi ve sonrası olmayacaktır.
Çökertilmiş! Silinmiş! Bir bellek!
"Insan'dan geriye. 'Enkaz' kalacaktır.