Ne mutlu, hakikatiyle bağ kurup içeriden okuyanlara, ne mutlu makam’ı var ile yok’un üstünde olanlardan ilham alanlara, ne mutlu sırrın sırrına vâkıf olanlara, ne mutlu sûret’in ardındaki siret’i görebilenlere …
erman
Şimdi. 'Biz' biliyoruz ki. İç içeyken. Tüm insanlık hâlle-ri. Kalbimizde. Aklımızda. Kalem-im-izde. Öyle yazıyoruz işte. Size. şirk-etlerden uzak durun. Hizmetlerini. Ürünlerini almayın. Tüketmeyin. Sizi. Kobay gibi kullanır şirk-et-ler. Denemeler yapar. Melekelerimizi örter. 'yapay zekâ'ya bağlar. 'Sahici' olan ne varsa uzaklaştırır sizi. 'Şey'leştirir.
'Yapay'laştırır. ruhunuzu sıkıştırır. Zor nefes alırsınız. Hücrelerinizi böler parçalar. DNA'nızı değiştirir. Can çekişerek ölürsünüz. Rabbinizi bilemezsiniz. Kendinize düşman olarak ölürsünüz. Ne acıdır ki. şeytan. Size. Kalbinizdeki vahyi
'oku'tmadan. Örterek kalbi. Hız içindeyken maddenin ka-ranlığının. günah içindeyken. Bir bakmışsınız ki. Ölmüşsünüz. Sizin için. Artık çok geçtir. cehennemin kapıları ardına kadar açılmıştır. Kaçış yoktur!
Acıdan kavrulmak. 'Kalem'in kaderidir. O 'kalem' işte. Bazen 'Asâ-yı Musa' olur. Tüm ateşleri söndürür. Serin kılar.
Hz. İbrahim'de olduğu gibi. Yanmazsınız o zaman.
Ve yolculuk başlar. Hakikate yolculuk. O 'sır' olan. Seni.
Rabbine kavuşturacak olan. 'İnsan'ın bu dünyadan. Yeniden. Cennet'e yolculuğu budur.
Modern dünya. şirk-et dünyası. Mahreminiz bile
şirk-etlerin elindedir. Her şeyi gören göz odur. Sizi. Bir sinek gibi. Ekranlara kapatmıştır. Akıllı telefonların hepsi. Aptal kutusudur. 'Insan'ın yaratılışı 'bir' mucizedir. Şimdi işte. O küçücük kutuların içinde. 'yapay zekå' tarafından esir alınmışlardır.
Teknoloji. Aslında çok geri bir modeldir. 'İnsan'ın o mucizevî yaratılışını köreltmek için vardır. Çok acıdır ki. İnsanların melekelerini köreltme işi. Bazen devletler tarafından bile yapılmaktadır. Devletler. şirk-etler. Tüm dünyada melekeleri kapatılmış insanlar.