Erman

Erman
@Drummerr
Ne mutlu, hakikatiyle bağ kurup içeriden okuyanlara, ne mutlu makam’ı var ile yok’un üstünde olanlardan ilham alanlara, ne mutlu sırrın sırrına vâkıf olanlara, ne mutlu sûret’in ardındaki siret’i görebilenlere … erman
Deccal Tabakta …
Görüleceği üzere insan, tohumunu kaybedince hayatını da kaybetmeye başlıyor. Bütün bunlar küresel bir açlık nedeniyle değil, GDO'lu ve hibrit tohumları kullandırmak, bir yandan küresel şirketlerin açlığını gidermek, diğer yandan çoğunluğu siyonist ve evangelist düşünceye sahip örgütlerin dünyayı yönetme arzularını gerçekleştirmek ve kurulan düzenin devamını sağlamak için bir araç olarak kullanılıyor. Bugüne kadar evrende insan hariç bütün varlıklar fıtri görevlerini sürdürürken, sadece insan, aklı ile fitri görevinin ve doğal işleyişin sınırlarını çiğniyor. Bu da onun irade ve aklını doğru işlerde kullanıp kullanmayacağı konusundaki imtihan edilme özelliğinden kaynaklanıyor. Maalesef o insan, fıtratı değiştirerek, şeytanlaşma eyleminde hep başrol oynuyor. Ve yine görülüyor ki o hep ziyanda …!
Sayfa 355
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ( GDO )
Çünkü Bill Gates, "Yeryüzünde kontrol edilemeyecek insan olmasını istemiyoruz," demişti. Tarım ve tarımsal gıda da bunun en iyı yolu. Gates, Rockefeller'ın açtığı yolda hızla ilerleyecek. Kesin olan șu ki Bill Gates' in altından çıkmadığı hiçbir iş kalmıyor. Aşı, ilaç, gıda, enerji, su, iklim, medya, sağlık... Ama iyi niyetli ama kötü, bunu zaman gösterecek. Devam edelim... Günümüzde, doğal tohum türlerinin verimsizliği gibi cümlelerle beyinler sürekli olarak yıkanıyor. Bu alandaki hibrit ve GDO çalışmalarının ana amacı, tohumları insanlığın ortak mülkü olmaktan çıkararak küresel şirketlerin patentli mülkü hâline getirmektir. Böylelikle tohumu elinden alınan insanlık, küresel şirketlere bağımlı hâle getirilecektir. Bu bağımlılık öylesine riskli ve tehlikelidir ki bu şirketler bir topluma veya ülkeye tohum vermediği takdirde, yaşam "riskli" hâle gelebilir, "geri dönüşü imkânsız" sonuçlar ortaya çıkabilir.
Sayfa 351
Alıntı
Bakara 205
ALLAH gıdaya orijinal bir kod koymuş, orijinal bir yazılım atmıştır. Bu kod ve yazılım yok edilmeden ne Şeytan ne de orduları insan üzerinde tam etki kurabilirler. Gıdayı kontrol edemeyen, dünyayı kontrol edemez. Nüfus azaltma ve planlama işinin fikir babası ve Rockefeller ailesinin prensi olan Henry Kissinger, "Petrolü kontrol ederseniz ülkeleri, gıdayı kontrol ederseniz insanlar yönetirsiniz, demişti. Nitekim rockefeller ailesi, tüm bilim orduları ile beraber uzun yıllar önce gıdayı kontrol etme operasyonu başlatmıştı. Gıdanın orijinalliğini bozacaklardı. Genetiğini değiştireceklerdi. Eski gıda bozulacak ve gıda reseti hızla tamamlanacaktı. Gıda artık doyma, beslenme, vitamin aracı olmaktan çıkacak, insanı dönüştürme ve esir etme aracı hâline gelecekti. Yapay gıda, yani GDO'lu gıda, eski doğal gıdanın yerini hızla alıyor. Reset atıcı küresel elitler bunu daha da hızlandırıyor.
Sayfa 345
Alıntı
GIDA OYUNLARI
Artık en büyük ve yok edici silahlar top, tank, füze, bomba, savaş uçağı değil. En tehlikeli ve yok edici silah genetiği değiştirilmiş bozuk gıdadır. GDO'lu gıda ile sessiz bir şekilde tüm evlere girip herkesi işgal ediyorlar. Top, tüfek, füze ve uçakla gürültü yapmaya, kan akıtmaya gerek yok. Hem çok masraflı hem çok yorucu. Hem bu işgal tam olarak istendiği gibi de gerçekleşmiyor. Ama her evde, her tabakta bozuk gıda ile vücutlar, beyinler, velhasıl tüm organlar işgal ediliyor. Bozulmuş GDO'lu gıda ile insanlar istenildiği gibi değiştirilip pasifize ediliyor. Ve insan tamamen sessiz ve sinsice ele geçiriliyor. Ordu yok, tank yok, asker yok, bomba yok. Yediğimiz ekmeğin, fasulyenin, yumurtanın, etin, mısırın, buğdayın, domatesin, patatesin içindeler. Artık yeni ordular, genetiği ile oynanmış gıdalardır. Bu gıdalarla hem eski gıda sistemi sıfırlanacak hem de insanlar sıfırlanacak. Sıfırdan yeni bir insan ve düzen kuracaklar. Gıda, bu kirli amaç için en önemli unsurdur.
Sayfa 345
Alıntı
Dijital Para İzi …
Dijital para 2000'li yıllarda ortaya çıktığında, bazı düşünürler küresel eşitsizliği daha da artıracağını ileri sürmüşlerdi. Yeryüzünün zengin kesimi dijital ve mobil parayı kullanırken, geriye kalan fakir kesimi nakit para kullanacaktı. Fakat Kenya'yı âdeta bir kobay gibi kullanan M-Pesa tam tersi sonuçların doğmasına sebep olmuştu. M-Pesa fakir kitleleri hem güçlendirmiş hem de birbirine kenetlemişti. Fakat gerçek daha farklıydı. Bir şirket, kendi dijital para sistemi ile koca ülkeyi bir yandan ele geçirip esir hâle getiriyordu. Gizli esaret...
Sayfa 333
Alıntı