Hoşçakal...
Sen benim gökyüzümü boyayamazdın
Ellerine yabancı renklerim benim
Aralarına cesaret, erdem koymuştum
Belki tanıyamadın, olsun sevdiğim
Kimi gün bakıp da karanlık sandın
En bulutlu halimde güneş var benim
Sen benim gökyüzüme dokunamadın
Yüreğine yabancı benim mevsimim
Değer vermekle başlar ilk yağmurları
Sen sadece ıslamak, donmak zannettin
Yüzünü boynuma gömüp, sarıldın da hem
Görebilseydin ömrüne ömür eklerdim
Şimdi göğümde izin, yalnız kendime
Seni de hüznünü de kuşlara verdim
Sen benim gökyüzümü tanıyamazdın
Ellerine yabancı renklerim benim
Aralarına cesaret, erdem koymuştum
Belki boyayamadın, olsun sevdiğim
Ve kadın...
Işığıyla, neşesiyle,
kahkahasıyla başınızı
döndürebiliyorsa...
Gözleri gözlerinizi okuyorsa...
Sevincinizi, hüznünüzü paylaşabiliyorsa...
İşte "O Kadın" sizin şarabınızdır...
Nazım Hikmet Ran
Kimileri, “Sev beni!” diye bağırır, ötekiler, “Sevme beni!” diye. Ama en kötü ve en mutsuz olan bir bölümü de, “Sevme beni, yine de bana sadık kal!” diye.