Roman, 18. yüzyıl Saksonya-Weimar Dükalığı’nda geçen ve mahkeme kayıtlarından faydalanılarak yazılmış, gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme alınmış. Yazar, kurgu ile gerçeği son derece başarılı bir şekilde harmanlamış.
Weimar’da bir değirmende besleme olarak çalışan Johanna, patronu tarafından tacize uğrar. Ne var ki, bu tacizin sorumlusu olarak hem halk hem de mahkeme üyeleri ile üst tabaka tarafından bizzat Johanna suçlanır. Suçsuz olmasına rağmen, dönemin katı anlayışı nedeniyle infazdan kurtulamaz ve başı kesilerek idam edilir.
Bu noktada, dönemin önemli isimlerinden biri olan Goethe, romanda siyasi yönüyle karşımıza çıkar. 18. yüzyıl Saksonya-Weimar-Eisenach Dükalığı’nda Dük’ün en sadık danışmanıdır. Önemli görevler ve sorumluluklar üstlenmiştir. Dük’ün eğlencelerinde kötülüğün fikir babası konumundadır ve halk arasındaki şöhreti, onu “iyi biri” olarak göstermekten uzaktır. Her ne kadar ölüm cezasının kaldırılması gerektiğini savunsa ve bu konuda Dük’ü ikna etmeye çalışsa da, Johanna olayında yazılı ifadesinde bu düşünceye dair bir gerekçe sunmaz. Bu tavrı, Dük’ü hayal kırıklığına uğratır ve tarihi açıdan beklenen gerekçeyi ortaya koyamaz.
Romanda arka planda adaletsizlik, kadınların tarih boyunca maruz kaldığı zulüm ve eşitsizlikler güçlü şekilde işlenmiş. Kadına yönelik haksızlıklar, toplumun alt tabakasında yer alan bir erkek için hafif bir cezayla geçiştirilirken, üst tabakadaki erkekler için adeta bir eğlenceye dönüşmüştür. Sonuçta her durumda mağdur olan yine kadındır. Çıkarların her dönemde siyasette ve dini yapılarda ön planda tutulduğu; güçlü olanın zayıfı ezdiği açıkça vurgulanır.
Uzun zamandır okumayı istediğim ve sonunda büyük bir keyifle okuduğum, etkileyici bir romandı.
Goethe'nin İnfazıViktor Glass · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024303 okunma