Bir gün uyandım ve onun eksikliğini hissettiğimin farkına vardım.
Bu en sefil duygudur.Birinin eksikliğini hissetmek.Etrafına bakar, anlayamazsın.Elini uzatır, bir bardağa, bir kitaba dokunursun.Her şey yerli yerindedir, eşyalar, kişiler, alışık olduğun zaman planı:Dünyayla ilişkin değişmemiştir.Fakat işte bir şey eksiktir.
Hayatın büyük teşebbüsleri muhasebeci hikmetiyle değerlendirilemez. Mesele bir şeye değmesi ya da değmemesi değil, kader, şartlar, mizaç ya da salgı bezlerinin fonksiyonu öyle emrettiği için bir şeyi yapmak zorunda olmak...
Günün birinde uyandım, yatağımda doğrulup oturdum ve gülümsedim. Artık en ufak bir acı çekmiyordum ve birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim.Ne yeryüzünde ne de cennette.Öyle biri, öyle tek bir kişi yok.Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediğimiz ve umduğumuz şey yok.Kusursuz insan diye bir şey yok ve o mutluluk veren, harikulade tek adam aslında hiç var olmadı.Sadece içlerinde ışık kadar moloz da olan insanlar...