İki ahşap sandalye, 30 gündür aynı yerde üstelik manzaraya da dönük değil..
İki ahşap sandalye, sırtında koca bir duvar, yaslanmak mı istediler, güvende hissetmek...
Oysa tam ortasına indirseler terasın günbatımı mayhoş ederdi,
Korktular mı dersin Balkanların soğuk rüzgarlarından, yoksa zemini çakıl taşı olmasından...
İki ahşap sandalye, bazen biz oturduk bazen onlar düşlerim de...
Oysa bizim yerimiz daha iyi daha güvenliydi ordan.
Memnun olamamak, tatmin olamamak...
İki ahşap sandalye, oturmuş izliyoruz şehri
Füzeler düşüyor, yanıyor bir yerler çığlık sesleri, sessiz çığlıklar...
Gün doğarken beliriyor dumanlı şehir, yok oluşu gösterişli evlerin, nerden çeksem daha güzel dediğim manzaranın, kapıları birbirine bakan bir kilise ve bir caminin...
İzliyoruz iki ahşap sandalyeden...