DERYA

Puan vermedi·163 syf.·
2025 15. kitabı
İçimizde büyüyen, ama çoğu zaman görmezden geldiğimiz duyguların dışavurumu gibi. Okurken sadece karakterleri değil, kendi içimdeki boşlukları da düşündüm. Hüzün, çaresizlik ve en çok da gençliğe dair endişelerle ilerledim sayfalar arasında. Serap, Bakır, Karabüklü karakterleri beni çok etkiledi. Her birinin kendi yarası, kendi savruluşu var. Ama bu karakterler aracılığıyla hayatın kıyısına itilmiş insanların ne kadar görünmez olduklarını fark ettim. Onların acıları, suskunlukları, patlamaları... hepsi bir yerden tanıdık geliyor aslında. Emrah Serbes’in dili çok doğal ve içten. Argo fazlaydı ve normalde böyle bir üslup beni rahatsız eder. Ama burada kurgu ve anlatım o kadar güçlüydü ki hiçbir anı yadırgamadım. Okurken gerçeklik duygusunu hiç kaybetmedim. Hatta belki de bu argo ve samimiyet, karakterlerin iç dünyasına daha çok yaklaşmamı sağladı. Bu kitabı gençlerin okuyup okumaması konusunda emin değilim. Çünkü oldukça sert, kırıcı ve karanlık temalar barındırıyor. Ama anne-babaların, öğretmenlerin ve gençlerle çalışan herkesin mutlaka okuması gerektiğine inanıyorum. Gençlerin neyle mücadele ettiğini, sessiz çığlıklarını anlayabilmek için güçlü bir kaynak.
MüptezellerEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 20168,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Rıza-i İlahiye götüren navigasyon...
Puan vermedi·192 syf.·
2024 2. kitabı
Es - selam DİKKAT !!! Yıllar önce okuduğum bu kitabı o vakitlerde inceleseydim birazdan okuyacaklarınızı yazmazdım. Önce bunu belirteyim ki ileride yazacaklarım hakkında ön yargı olmasın. İlk okumam yaklaşık 6 yıl önce falan olmalı Allah-u âlem, o zamanlar bana sıkıcı, makale tarzı, birbirini tekrar eden şeyler diye düşündürürken bu gün çok farklı. Kitabı bir okuma grubu ile okuduk sadece okuma değil aynı zamanda her hafta devamlılığı olan bir ilim meclisi neyse bu kitaba ön yargılı başladım lakin önyargım daha ilk sayfalarda kırıldı çünkü neredeyse her sayfada altını çizecek üstüne düşünecek şeyler buldum. Bu gün kitabın tahlilini yaparken arkadaşlarla, fark ettim ki zaman, mekan, yoldaş kitabı idrak etmem de bana kılavuz olmuş. Kitap çok derli toplu konular ve ayetler çok iyi seçilmiş ve pekiştirilmiş. Zaman zaman tekrarladığı YOL HARİTAN NEYSE YOLUN ORAYA VARIR gibi cümleler ile, sadece Kur'an oku Mealine bak demekle kalmayıp bize bu ayetleri nasıl hayata geçireceğimiz hususunda tavsiyeler veriyor. Hani bazen düşünürüz yahut bir yerde duyarız *Nereden Başlamalıyım?* sorusu işte o soruya cevaben sadece Kur'anı rehber et kılavuzun olsun demiyor bize en iyi rotanın ne olduğunu anlatıyor zaman zaman yol çalışmaları olacak 300 MT ileride imtihan var diyor, yanına sabır al, dua al, teslimiyet al diyor. Bak bu yoldan Efendimiz de geçti yahut şu peygamber de geçti bak o nasıl tepki verdi sen yalnız değilsin dio... Düştüysen kalk, Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır, kalk ve yeniden başla, yeniden yeniden başla. Son olarak şunu eklemek istiyorum. Kur'an 23 yılda sindire sindire indiyse biz ömrümüz el verdiğince kaç ayet sığdırabilirsek kârdır. Hâlâ geç değil bu gün yeni bir başlangıç için en uygun vakit, yarın geç olabilir. Selametle...
Yol Haritamız Kur'anAbdullah Yıldız · Pınar Yayınları · 200898 okunma
Size 2 hece 4 harf anlatayım, Ö LÜM.
Puan vermedi·48 syf.·
2023 14. kitabı
Ölüm, her şeyi ve herkesi aynı kefeye koyan gerçek. Ne kadar güzel, özel tasarım, pahalı, kaliteli elbiselerimiz olursa olsun o gün hepimiz beyaz bir kumaş giyeceğiz üstelik ayak parmaklarınızın altından bir düğüm kafamızın üstünden bir düğümle tutturulacak. Hanifi şu hayalini kurduğumuz belki yıllarca çalışıp para biriktirerek aldığımız arabamız var ya o gün geldiğinde oda bir işe yaramıyor, alıyorlar seni tahta bir kutu içinde omuzlar üstüne bir kamyonetin arkasına koyup götürüyolar yine omuzlar üstünde evine geliyorsun. Evin dediysem şu özene bözene temizlediğin halısını koltuğuna perdesini penceresine uydurduğun ev değil... hepimizin bir gün gireceği 2 metre uzunluğunda ki sağa sola dönemeyeceğin ufacık bir çukura bırakıcaklar. Ne iş yaparsan yap kim olursan ol az sevil çok sevil hepimizin sonu aynı çukur ve işin ilginç yanı o çukura girene kadar senden önce girdiğine şahit olduklarına arkanı dönerken bir gün aynı yere geleceğini idrak edemeden yaşayışın... Kitapta farklı hayatlardan farklı insanların son günleri anlatılmakta ve ÖLÜM gerçeğini bir kez daha önümüze seriyor.
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
Spoi olsa da okunur
Puan vermedi·112 syf.·
2023 1. kitabı
Dedikodu anlayışımızı değiştirmeliyiz sanırım kitaptan anladığım bu :)) Küçük bir kasabada herkesin tanıdığı biri hakkında ciddi bir dedikodu var ve bunu annesi ve kendisi dışında herkes biliyor. Ah Santiago belki o kadar çapkın olmasan senin öldürülmeyi hakkettiğini düşünmezlerdi. Gabriel Garcia MarquezGabriel Garcia Marquez 'i Yüzyıllık YalnızlıkYüzyıllık Yalnızlık kitabı ile tanıdım gerçekten zor ve akıcı bir kitaptı buda aynı tadı bıraktı diyebilirim. O kadar güzel kurgulanmış ki hem kitabı elinden bırakamıyorsun hem güçlü imgelerle olayı canlandırman keyifli oluyor. Kendimi bir sorgu odasında karakterleri sorgularken buldum hep ve bu beni daha dikkatli okumaya itiyordu. Çünkü bulmak istediğim cevaplar vardı. Yazar Santiago'nun beyaz giymesine neden dikkat çekti onun masum olduğunu mu düşünmemizi istedi..? Diğer yandan aşçının kızını köşelerde sıkıştırdığını belirtip çapkın olduğu mesajını da verdi bu neydi? Hem sonra vahşice katledilişini anlatırken neden “İşin tuhafı, bıçak her defasında tertemiz çıkıyordu,” diyor ..? Böyle soruların cevabını ararken kitabı elinizden düşüremiyorsunuz evet kitap sondan başlıyor ancak olay örgüsü ve bir soruşturma tarzında giden kurgu sizi kitaba konsantre ediyor. Keyifle okudum. Okumak isteyenlerin mutlaka karakterleri not almalarını tavsiye ederim ;) Filmi olduğunu biliyor muydunuz? Kitabın baya canlandırılması olmuş bence içinde kitap dışı bir kurgu yoktu. youtu.be/IpTfICG24KU
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Okumadım, Dinledim.
Puan vermedi·196 syf.·
2022 13. kitabı
Okumakta zorlandığım şu günler de dinlemeyi denedim ve şansa bakın ki karşıma bu kitap çıktı ben pdf okumayı bile sevmem ama zamandan tasarruf olsun okuma hevesim kabarsın die şu sesli kitap işine girdim ve gerçekten iş yaparken falan müthiş iyi geldi mizahının yüksek olması ve güldürürken üzmesi büyük bir başarı. Kelime oyunlarından belli ki çok kişiyle kaşık çalmış (kaynanam biri çok bilmiş konuşuyor laf ebeliği yapıyorsa öyle derdi) espirili anlatımına bayıldım. Lakin erkek karakterlere biraz yüklendiğini fark ettim, hatta baba karakterleri nedense bencil oluyordu. Dikkatimi çekti biraz kadın taraflı bir yazı vardı hatta kız çocuk taraflı. Öykü de ki bazı karakterler arasında bağlantı var gibiydi kitap olarak okuyamadığım için tam olarak karalayamadığımdan inceleyemiyorum sanki ama kendimce her öykü için bir kaç cümle kurdum buraya kadar ki genel fikrimdi. Gelirken Ekmek Al - Çocuk mu yetişkin mi karar veremediğim bir kızın hayalle gerçek arası anlatımı karşılıyor bizi. Bazen dokunaklı bazen komikti. Herşey de seni mi bulur derlerdi bana da ne çok benzettim kendime Şahin beyi.Hele şu alıntıyı çerçeveletip üstüme asasım var :) "Başımıza bir iş geldiğinde, bunu aksilik olarak kabul edebiliyor ve sineye çekiyoruz; bu aksilik ikinci kez geldiğinde, geldi mi üst üste gelir diyoruz, üçüncüsü tekrar ettiğinde her şey de senin başına geliyor diyerek rahatlıkla kanaat bildiriyoruz, sonraki tekrarlardaysa başına bu kadar çok şey geliyorsa, demek ki tüm bunları hak ediyor diyoruz. Diğer Müjdatlar Gibi - Nazire teyzeyi deyimler ile tabirine bayıldım. Muhakkak benzeri bir gerçek öykü duymuşuzdur ancak duygu ve düşünceleri, karakterleri betimlemesi ile içinizi burkuyor gülümsetirken. Sahi kaç kişi sevdiğinin düğününe şahitti... Kız Kim - Gerilim filmini aratmayan sahneler
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,7bin okunma