Yıllarca kendini bir rüyaya inandırdı.
O geceyi, o suskunluğu, o çocukluk korkusunu…
“Belki hiç yaşanmadı,” dedi içinden.
Kalbiyle aklı arasında yıllarca bir sessizlik anlaşması yaptı.
Sonra bir gün, kız kardeşinin gözleriyle o anlaşma bozuldu.
Bir cümle — basit, sıradan, ama dünyayı yerinden oynatan bir cümle —
her şeyi yeniden hatırlattı.
Artık sadece bir anı değildi; bir şahit vardı.
O anda çocukluğunun üzerine kurduğu bütün duvarlar yıkıldı.
Sandığı gibi hayal değildi, gerçekten olmuştu.
Ve o fark edişle birlikte,
kırılan sadece kalbi değil,
yıllardır inandığı “unutabilirim” yalanıydı.
Ama bu kez farklıydı.
Artık yalnız değildi.
Bir ses daha vardı geçmişin karanlığında —
ve o ses, en sessiz acıların bile gün yüzüne çıkabileceğini fısıldıyordu.
09/11/2025
01:36