• Sessizliğin son bir yankı gibi titreştiği işitilebiliyor, belki de bu yalnızca kayalara vuran dalgaların uzaklardan gelen sesi, en iyi açıklama hep budur,
  • Eylül ' dü .
    Dalından kopan yaprakların 
    Sararan yanlarına yazdım adını
    Sahte bir gülüşten ibarettin oysa .
    Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.

    Eylül 'dü .
    Di 'li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
    Adımlarımızın kısalığı bundandı
    Bundandı gözlerimin durgunluğu . 
    Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan , 
    Ellerin kadar ıssız , 
    Sen kadar zamansız molalar veriyordum
    Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz .

    Eylül ' dü .
    İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin , 
    Şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun .
    Çırılçıplak kalakaldım sessizliğin orta yerinde .
    Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
    En çok sesini aradım .
    Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hala .
    Gözlerini sildi zaman..

    Dedim ya... Eylül ' dü.
    Savruluşu bundandı kimsesizliğimin .
  • yaşayamadıklarımız için
    yaşını unutan kalemimiz için
    dudaklarını büken düşlerimiz için
    sütten kesilmiş öpüşlerimiz için ölelim,
    ölüm hangimizi daha çok sevecek dilba ?
    senin anne olma hayalini mi ?
    benim annesiz kalışımımı sevecek en çok?
    gözlerini kapatmadan önce
    ne olur avuçlarına bak
    orada sana gülen binlerce sen var,
    korkma sakın.
    bak benimde korkularıma tüküren binlerce ben var dilba,
    sokul yanıma lütfen
    telaşa tekmil durma
    tekmil tereddüt öncesi tetiği öpme eylemidir yapma,
    bak etrafına hiç kimse yok
    tanıksızca ölüyoruz,
    gülüyoruz ama gözükmüyoruz,
    ses yankısını yitirdi,
    yankı tırnaklarını,
    tırnaklar ise çoktan tutanaklarını dilba,
    bana bir hikâye anlat
    içinde beni yaşat son kez,
    hiç bir hikaye kolayca hükmünü yitirmez senin dilinde,
    sende duydun mu
    bu sesi
    o sesi
    şu sesi
    hiç görünmeyen sesleri?
    sesler gittikçe çoğalıyor
    sesler çoğaldıkça nefes alışımız azalıyor,
    saatler diz çöküyor önümüzde,
    zaman dilsiz orman bakire.
    takvimlerde isimlerimiz tarifsiz kalır belki,
    belki de takdirsiz,
    ölüm saati tespit edilmeyen müstakil bir aşkın gıyabında ölmek ile uyumak arasında kalışımızın kanıtıdır bu gece dilba,
    sen susarken ağzımın kenarında
    kenar mahallelere kaçan şiirler
    şamanizme inanırlar
    şahını öldürmekle suçlanan piyonlar gibi,
    tüm sürrealist tablolar
    camileri müze sanırlar
    picasso pişman olur
    dilba
    dilba ben
    dilba...
  • İnsanlar cehaletlerinin ayırdına pek sık varmazlar çünkü kendilerini, benzer düşünen arkadaşlar, düşündüklerini olumlayan haberlerden oluşan bir yankı odasına kapatırlar ve odada inançları hiç durmadan desteklenirken neredeyse hiç sorgulanmaz.
  • Henüz okumakta olduğum ABUM BARUM'un 17 sayfasında geçen " köşede iğreti duran bir kâğıtta Yomota Inuhiko'nun okuyana ölüm ve lanet getiren "tomino'nun Cehennemi" adlı şiiri yazılıydı. Önce ezberinden birkaç dize mırıldandı. Ama herkes gibi o da şiirin sonunu getirmeden kağıdı bıraktı; lanete uğramamak için." Alıntısı merakımı cezbetti bir baktım nedir ne değildir diye;
    Kısaca japon efsanelerinde yerini bulan bir yazarın kitabında geçmekte olan Tomino'nun Cehennemi adlı şiiri sesli okuyan insanlar deliriyormuş, lanetleniyormuş.

    Buyrun okuyalım :)


    Ablası kan kustu, kız kardeşi alev
    Ve sevimli Tomino da cam bilyeler
    Tomino cehenneme tek başına düştü
    Cehennem karanlığa sarınmıştı, çiçekler dahi açmıyordu hatta
    Şu kamçılı kişi Tomino'nun ablası mı
    Kamçısının hedefi kim acaba
    Vur, vur hiç durmadan
    Tanıdık Cehennem tek bir yol
    Ona karanlık cehennemde eşlik eder miydin
    Altın koyuna, çalı bülbülüne
    Deriden cebine ne kadar koydu acaba
    Bu tanıdık cehenneme giden yolculuk için
    Ormana da ırmağa da geliyor bahar
    Hatta karanlık cehennemin ırmağına da
    Kafesteki çalı bülbülü, yük arabasındaki koyun
    Sevimli Tomino'nun gözlerindeki yaşlar
    Ağla çalı bülbülü, yağmur yağan ormana doğru
    Kız kardeşini özlediğini söylüyor
    Ağlayan çığlıkları cehennemde yankı yapıyor
    Tilki şakayıkları açıyor
    Cehennemin yedi dağı ve ırmağını dolaşır
    Sevimli Tomino'nun yalnız yolculuğu
    Eğer cehennemdelerse getir onları bana
    Mezarlardaki iğneleri.
    Kırmızı iğneyle işaretlemeyeceğim
    Sevimli Tomino'nun hedeflerini

    Orjinali de bu bilenler için :))

    Ane wa chi wo haku, imoto wa hihaku,
    kawaii tomino wa tama wo haku-
    Hitori jihoku ni ochiyuku tomino,
    Jigoku kurayami hana mo naki.
    Muchi de tataku wa tomino no aneka,
    Muchi no shubusa ga ki ni kakaru.
    Tatake yatataki yare tataka zutotemo,
    Mugen jigoku wa hitotsu michi.
    Kurai jigoku e anai wo tanomu,
    Kane no hitsu ni, uguisu ni.
    Kawa no fukuro ni yaikura hodoireyo,
    Mugen jigoku no tabishitaku.
    Haru ga kitesoru hayashi ni tani ni,"
    "Kurai jigoku tanina namagari.
    Kagoni yauguisu, kuruma ni yahitsuji,
    Kawaii tomino no me niya namida.
    Nakeyo, uguisu, hayashi no ame ni
    imouto koishi to koe ga giri.
    Nakeba kodama ga jigoku ni hibiki,
    Kitsunebotan no hana ga saku.
    Jigoku nanayama nanatani meguru,
    Kawaii tomino no hitoritabi.
    Jigoku gozarabamo de kitetamore,
    Hari no oyama no tomebari wo.
    Akai tomehari date niwa sasanu,
    Kawaii tomino no mejirushini.