Kimse seni kurtarmaya gelmeyecek. bunu ilk başta bir tehdit sanacaksın belki oysa bazı cümleler bağırmaz; yalnızca yavaşça oturur insanın göğsüne ve orada yıllarca kalır. bir gece herkes uyurken anlayacaksın bunu. telefon ekranında kimsenin adınla yanmadığı, pencerenin buğusunda sadece kendi nefesinin birikip sonra yine kendi nefesinle silindiği o saatte. işte o zaman çocukluğundan beri içine sakladığın o küçük bekleyiş usulca ölecek içinde. hani insan bazen sanır ya— bir gün biri gelir, omzuna dokunur, “çok yoruldun artık, bırak ben taşıyayım” der. demez. dünya o kadar kalabalık ki kimsenin elleri başkasının kırıklarına yetişmiyor artık. herkes kendi yangınının başında külünü avuçlayıp ağlıyor sessizce. sen de bir gün aynaya uzun uzun bakarken fark edeceksin:
Şiir
Gün batımlarını tek başıma izlemeye alıştım. Yine de içimde, o renklerin bir gün senin gözlerinde de yankı bulmasını bekleyen sessiz bir umut var. 🌷🤍 Günün en sevdiğim saatleri... 🫠 #izmitayaklariminaltinda
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
nerede görsem tanırım; yıllarca yankı arayıp ses gelince irkilen bir kalbi.
“Düşünerek yankı ve uçurum yarattım kendime. Derinleşerek kendimi çoğalttım.” Fernando Pessoa / Huzursuzluğun Kitabı
“Düşünerek yankı ve uçurum yarattım kendime. Derinleşerek kendimi çoğalttım.” Fernando Pessoa / Huzursuzluğun Kitabı
NÖROBİLİM SOSLU ŞARLATANLIK...
Nörobilim Soslu Şarlatanlık: Kişisel Gelişim Endüstrisinin Yeni Bilimsel Kılıfı Kişisel gelişim sektörü, kitleleri manipüle etmek ve ceplerini boşaltmak için her dönem yeni bir maske takınır. Geçmişin "kuantum enerjisi", "çekim yasası" ve "evrenin gücü" zırvaları toplumda haklı bir entelektüel tiksinti meydana getirince, bu tacirler hızla taktik değiştirdi. Sektörün yeni gözdesi, modern tıbbın ve biyolojinin en prestijli alanlarından biri olan nörobilimdir. Bugün "nöro-koçluk", "beyin haritalama ile başarı" veya "sinir sistemini yeniden programlama" adı altında pazarlanan söylemler, bilimin arkasına saklanan derin bir cehaletin ve nitelikli dolandırıcılığın ürünüdür. Laboratuvarlarda fMRI cihazlarıyla yürütülen, yıllar süren mikroskobik ve istatistiksel araştırmalar, bu endüstri tarafından vahşice basitleştirilmektedir. Bilimsel bir makaledeki "beynin x bölgesi belirli bir görevde daha fazla oksijen tüketmiştir" ifadesi, bu şarlatanların elinde "İşte zengin olmanızı engelleyen o nöronu yok etme formülü" gibi amorf bir vaade dönüşür. Sinirsel plastisite (neuroplasticity) gibi beynin adaptasyon yeteneğini açıklayan gerçek biyolojik mekanizmalar, sanki sabah olumlu düşünerek akşam milyarder olunabilecek bir sihirli değnekmiş gibi pazarlanmaktadır. Gerçek sinirbilim, kesin sonuçlar vermekten kaçınan, metodolojik şüpheciliğe dayanan bir disiplinken; nöro-zırva endüstrisi mutlakiyet, kesinlik ve anlık mucizeler vaad eder. __Bu manipülasyonun en tehlikeli yanı, bilimin otoritesini sömürerek insanları rasyonel düşünceden uzaklaştırmasıdır. Latince terimler, nörotransmitter isimleri ve uydurma "nöro-teknikler" havada uçuşurken, dinleyici tıp dilinin ağırlığı altında ezilir ve eleştirel düşünme yetisini kaybeder. Popüler kültürün çöplüğüne dönen "sağ beyin-sol beyin"
Nörobilim