AnarchoJoseph / m. k. atatürk

AnarchoJoseph / m. k. atatürk
@insangulu
Victorious
Deep conceptist
KEÖB
Orion, 1 Nisan 1990
75 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
“Hu (O) tenzihtir. Ene (Ben) ve Ente (Sen) ise teşbihtir. Teşbih oldukları İçin ne Ene ne de Ente, Allah olamaz, ama O’nun gibi olabilirler. Ene de, Ente de Hayy esmasıyla geldiklerine göre, O, sende de vardır, bende de... Her zerrede bulunan bir varlığa gidip, çok uzaklarda aramak anlamsız olduğu İçin, O’nu herkes kendinde aramalıdır.” Fani Efendi. Fânî Efendi’nin bu sözü, tasavvufta özellikle İbnü’l Arabî çizgisinde sıkça karşılaşılan tenzih–teşbih dengesini anlatmaktadır. ~Hu (O) → Allah’ın mutlaklığına işaret eder. Bu yönüyle tenzihtir. Yani Allah hiçbir şeye benzemez, hiçbir kayıtla kuşatılamaz. ~Ene (Ben) ve Ente (Sen) → yaratılmış varlıkların dili ve bilincidir. Bu yönüyle teşbihtir. Çünkü Allah’ın isim ve sıfatları bu varlıklarda görünür hale gelir. Kur’an’da: “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur.” (Şûrâ 11) Bu ayet tenzihtir. Ama aynı Kur’an’da: “Biz insana şah damarından daha yakınız.” (Kaf 16) Bu da teşbihtir. Tasavvuf ehli, hakikatin ancak bu iki bakışın birlikte anlaşılmasıyla kavranacağını söyler. “Ne Ene ne de Ente Allah olamaz” Burada Fânî Efendi, önemli bir sınır çizer. İnsan: -Allah değildir. -Allah’ın bir parçası değildir. -Allah’a dönüşmez. Fakat Allah’ın isimleri onda tecelli eder. Mesela: -Hayy ismiyle canlıdır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Welcome to AnarchoJoseph's World... 1. The love level from the aspect of zero point of World where i stay. 2. The flag belongs to the city where i live in. (Kdz. Ereğli) 3. The flag belongs to the city where my heart is still alive. (İstanbul) 4. Asia 5. Africa 6. Australia 7. Europe (The other side of flag is Ali) 8. America (The other side of flag is Ali)
‎Bugün bir tao dansçısıyım ‎ ‎Karma gibi görünen ne varsa ‎ Vakum atmosferine bıraktım ‎ ‎ ‎ ‎Vücudumu hava ile otadım ‎ Dansımı havayla yaptım ‎ ‎Bir mimariyi hissettim bedenimde ‎ ‎ ‎ ‎Gözlerime bir başka açıdan baktım ‎ Dans bittiğinde aynada gördüm ‎ ‎Son bir test örneği olarak ‎ ‎ ‎ ‎Dans ve Tao içimde kıvrılan bir nükte
‎Kötümser Bir Kara Gül ‎ ‎Bir son lâzım aşk ortası hayallere ‎Bir son ki sebebi baştan belli ‎''Sadece bir hikâye olsun'' ‎Değil miydi hayatın mazereti ‎Son bir gül vermeli mâşuka şiirin ellerinden ‎Lâkin bu defa 'kötümser' bir gül. . . ‎Çünkü hem yorgun hem kırgın ‎Hem bezgin hem küskünüm ‎Hem unutulmuş ve heba ‎Hem beyhude bir çırpınış ve müflis bir aşık. . . ‎ ‎Bende değişmeden kalan bir dünya vardı ‎Adı aşktı; onu içten işleye işleye hikmetle ‎Bir âsâ eyledik hak ile batılı ayırıcı ‎Biz de onu sevgiliye hediye eyledik ‎ ‎On bir bölüm için, on bir boyut yetirdim ‎Sevgiliden bir uğur böceği ‎Aldım da hayra yordum ‎Derin yadırgamaların sağanağı altında ‎ ‎Onurun ve güvencin titrek elleriydi belki ‎Sevginin adı onun dilinde
‎Yusuf-Neo-Anarkomümin ‎ ‎İki Kâbe ustası ‎ ‎Mehdo-Hızıro-Zülko ‎ ‎Anarcho_aleviyyul-melami ‎ ‎İdriso - Zülko (Vakt-i Veled) ‎ ‎. . . . . . . . . . . . . . . ‎ ‎Hz. Hüseyin . . . Tek Büyük Şehit ‎ ‎Câfer Sadık . . . Soy ‎ ‎. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ‎ ‎Sabi-Salebi diyalektiği ‎ ‎Ayan-ı Sabite Yıldızı ‎ ‎Kader Yıldızı ‎ ‎. . . . . . . . . . . . . . . . . .