“Arkada bıraktığın şeyleri düşünme.”
“İnsanlar gitmekten çok geri dönüşü hayal ediyorlar,
Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer.”
Bir kitap düşünün sizi okumak için kurulduğunuz köşenizden alsın, uçsuz bucaksız altın renkli ufukların olduğu çöllere götürsün.
Sonra Endülüslü Çoban Santiago Mısır’da hazinesine yol alsın, sizde yüreğinizde ki saklı hazinenize ...
Alın okuyun ve sonra kendinizle baş başa kalacak, kendi kişisel menkıbenizin ne olduğunu sorgulayacaksınız. Evrenin dilini çözmeye, yüreğinizi duymaya çalışacaksınız.
Benim kişisel menkıbem mi? Üzgünüm hala çözemedim, ama bunun farkına varmış olmak ve onu aramak bile tek düze hayatıma renk getirdi.
Kitap hakkında söyleyebileceğim son şey ise onu okumakta bu kadar geç kalmış olmama dair duyduğum pişmanlıktır.
Sevgi ile kalın :)
Paulo CoelhoÖzdemir İnceSimyacı
Tanrı’nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı’nın gözünde?