Biz, ahirette kimin hangi cezayı alacağına karar veren, mahşer günü bir mahkeme kurup hukuk uygulayan ama dünyadaki hukuka, mahkemeye, adalete, hâkimlere, savcılara, avukatlara, karışmayan bir ilaha değil, aksine bütün hukuk kurallarını belirleyen bir Allah'a iman ediyoruz.
Biz gökleri yöneten, bulutları sevk eden, yağmuru yağdıran ama yeryüzünün siyasetini, bürokrasisini ve yönetimini kullara bırakmış bir ilaha değil; siyasette, bürokraside ve yönetimde de kendi kanunlarının uygulamasını emreden bir Allah'a iman ediyoruz.
Madem rızkı veren Allah'tır, o halde başkalarına el açmanın, aç kalma korkusuyla harama başvurmanın, faize düşmenin, haksızlık yapmanın hiçbir anlamı yoktur. Rızkımızı da önce Allah'tan isteriz. Nefsimize uyup daha fazla rızık için kimseye el pençe divan durmayız. Kimsenin hatalarına ve yanlışlarına ortak olmayız. Kimsenin haksızlık ve zulmünü meşrulaştırmayız.