Bu eserin mevcudiyetini anlamanın iki yolu var: Ya gerçekten sefil bir adamın son sözlerini tek tek yazdığı dağınık ve sararmış kağıtlardan oluşan bir tomardan ibaret ya da bu adam, sanat için doğayı gözlemleyen bir hayalperestle, bir filozofla, bir şairle karşılaşmıştır, kim bilir? Bu düşüncesi onu ele geçiren bir düştü, daha doğrusu bu düşünceye kendisi teslim oldu ve bu düşünceden tek bir şekilde, onu bir kitaba aktararak kurtulabildi. Okur, bu iki açıklamadan istediğini seçebilir.