Sümeyye

Sümeyye
@DunyaRaskolnikov
İnsanlar kötüydü, kitaplara sığındım...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ben çocukken kimse sevginin nasıl bir his olduğunu anlatmadı bana. Sarılmanın içimi ısıtan yanını bilmeden büyüdüm. Bir bakışta onaylanmanın, başını okşayan bir elin ne demek olduğunu hiç tatmadım. Sürekli bir eksiklikle, tarif edemediğim bir boşlukla dolup taşan kalbimle yaşadım. Küçük bir çocuk, yalnızca sevilmek ister aslında. Bir gözün içine bakıp “Sen değerlisin” denilsin ister. Benimse gözlerime kimse bakmadı. Ne başımı okşayan bir el oldu, ne de yanımda olduğunu hissettiren bir ses… Hep ya fazla geldim birilerine, ya da eksik. Ne olduğumla değil, ne olmadığım şeylerle hatırlandım. Takdir edilmek… Sanırım bu kelimenin bile benim içimde bir karşılığı yok. Hep çabaladım, hep en iyisini yapmaya çalıştım. Sırf biri “Aferin” desin diye… Ama ya unutuldum ya da görmezden gelindim. İçimden bir şeyler koptu her seferinde. Ve her kopan parçayla biraz daha yalnızlaştım. Şimdi büyüdüm. Ama içimde, o eksik bırakılmış çocuk hâlâ orada. Bazen sessizce ağlıyor. Bazen ben bile unutur gibi oluyorum varlığını, ama sonra bir şey oluyor, bir söz, bir bakış, bir sessizlik… Ve yeniden hatırlıyor kendini. Ben sevgisizliğin ne demek olduğunu en iyi bilenlerdenim. Ve belki de bu yüzden, sevmeyi öğrenmeye çalışıyorum hâlâ. Eksik büyümüş kalbimle, parçalı ruhumla… Kırık ama umutlu.
Şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden hiç hoşlanmam! Bu, bir… Kibirden, kendini beğenmişlikten, “Bütün bu dağları ben yarattım” havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim! Bu, iki… Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim! Bu, üç… Dördüncüsü… Gerçeği, içtenliği ve samimiyeti çok severim. Ve Dostoyevski’nin dediği gibi; gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. Arkadaşlığın, karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm! Evet buna bayılırım Sayın Generalim! Arkadaşlık, hassaslık ve incelik isteyen bir iştir; öyle kabalığa, özensizliğe, alaycılığa gelmez.