kadehler parıldardı zengin tambûrla kanûndan
lâleler düşerdi körfeze şâir nedîm’in ruhundan
ölüme doldursa da yalnızlığı çınlamalarla zaman
son gülümseme bir ömrün özeti olduğundan
sen de birgün elbet ferâhfezâ’yı seveceksin
küskün içlenmelerle geçti izmir’de kaç akşamımız
nereye kaydıysa sonbahar oraya yöneldi aklımız
gitmekle kalmak arasında oldum olası kararsız
hiç ummadığın anda aydınlanarak apansız
sen de birgün elbet ferâhfezâ’yı seveceksin
aynalarda kalsa da vazgeçilmez güzelliğin
sen de bir gün elbet ferâhfezâ’yı seveceksin
içinde yorgunluk bulutları belki biraz da kin
pişmanlıkların dumanıyla kararmış olsa da için
sen de birgün elbet ferâhfezâ’yı seveceksin