Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi, boşuna odamdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna.
İnsan kaybolmadan kendini bulamıyormuş diyorlar; işte o en kaybolmuş halimle şimdi bavulumu hiç bilmediğim bir odaya götürüyorum. Kendimi mi bulurum, daha mı kaybolurum bilmiyorum.
Her hayalin gerçek olmayacak; bazen yeni hayaller inşa etmen gerekecek. Bazen mutsuzluğa gömülsen de oradayken bile yaşamaya devam etmen gerekecek. Hayat sandığın gibi olmayabilecek.
Oysa ben, kocaman mutsuzlukları göze alacak olsam da mutlu olma ihtimalini göze almış olan cesur kızı sevmiştim. Bazen masmavi gökyüzüne bakmak isteyen, bazen vapurla giderken tupturuncu bir gün batımını izlemek isteyen, pembelerden mora dönen renklere bakarken bazen de fırtınaları, simsiyah günleri göze alan o kızı...