Duygu Tatlıcak

Duygu Tatlıcak

, şu anda okuyor
%62 (51/81 syf.)
Ayça Derin Karabulut
7.3/10 · 196 okunma
Eski bilgisayarımın tam kapanmayan ekranını kelimelerinüstüne kapattım. Biraz kendi kendilerine kalsınlar istedim. İnsanlardan korkuyorum. Hep korktum. Sevgiden, nefretten, ölümden, gürültüden. Ve korktuğum her şey başıma geldi. Hepsi insanlardan geldi.
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Ve ben, bu yaşıma kadar hiçbir şeyi değiştiremedim. Yazıyla değiştirebilirim sandım. Yazdıklarımı korkaklığımdan paylaşa-madım. Gençtim, ciddiye alınmam diye korktum. Gençliğim bitti. Bir tane bile yazım yayımlanmadı, memleketin en ücra fazininde bile. Gençliğim bitti, yazmaya devam ettim. Bir ara internette bir blog açtım. Adını "Her Gün Bir Sayfa" koydum. Her gün yazacağıma dair kendime söz verdim. Yazdım da. Sonra birileri okumaya başlayınca korktum. Kabuğuma çekildim. Åşık oldum. Nefret ettim. Korktum. Ağladım. Arkadaşlarım öldü. Evden ayrıldım. Özledim. Yazdım. Yazdım. Bir baktım yaşlanmışım. Yazmakla öyle baş başa kalmışım ki, yazdıklarımı kitap yapana kadar "yakında ölecekler" listesine girmişim. O listenin üyelerini bilirsiniz. Otobüste yer verilenler. Ayıp olmasın diye çay ısmarlananlar. Saçı bembeyaz olanlar. Ocakta yemeği unutup yakanlar. İşte ben o listeye ilk sıradan girdim. Gurur duyarım.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Kimse hiçbir noktalama işaretinin akıbetini merak etmeyecek.Ama herkes birbirinin iyiliğini düşünüyormuş gibi cümleler kuracak. En büyük hatalar hep başkalarına ait olacak. Kimse kimsenin kalbini kırmıyormuş gibi davranacak. Her şey iyi niyetlerindenmiş gibi anlatılacak. Kelimeler de insanlar gibi. Varlar mı yoklar mı belli değil. Yalnız olduğum için mi yazmaya çalışıyorum, yoksa yazmaya çalıştığım için mi yalnız kaldım, bilmiyorum.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Sen bilirsin ben ne zaman üşürüm ya da üşür müyüm. Sen bilirsin ben ne zaman üzülürüm ya da hiç üzülür müyüm. Beni üzmenin yollarını, harcadığım yılları, kestim kara saçlarımı, sen bilirsin. Sigaraya başladım, dumanında duramazdım. Ziyan ettiğim tütün kâğıtlarını bilirsin. Sen bilirsin alkol beni çarpar. Gerek yok sana şöyle bir içten sarılmam için uyuşmama. Aşktan uyuştuğum geceleri sen bilirsin. Bir yol var hiç gidemedik. Bir ses var hiç duyamadık, bir ev var uzakta hiç yaşamadık, sevgilim en iyi sen bilirsin. Bir su var durmaz akar, durmayı sen bilirsin. Sen bilirsin bana ne oldu, ne oldu bana, ben kimim, neredeyim. Uzun uzun gecelerde, tavana bakarken gözlerimiz ve kenetlenmişken birbirimize ellerimiz, kapıyı çarpıp gitmeyi sen bilirsin. Geri dönmeyi sen bilirsin ama beklemeyi, beklemeyi, beklemeyi ben bilirim, bilirsin.
Sayfa 40·Kitabı okuyor