Duygu Kara

Duygu Kara
@Duygukara
“Yağmuru sevdiğini söylüyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun, güneşi sevdiğini söylüyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun, rüzgârı sevdiğini söylüyorsun rüzgâr çıkınca pencereni örtüyorsun. İşte bundan korkuyorum çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.”
Sayfa 37·Kitabı okudu
Reklam
Yollar o kadar kötüydü ki deve üstünde gitsek daha erken varırdık sanırım. Gittikçe uzaklaşıyor gibiydik. Kafasında meyve sepetli, altın dişli Hayriye’nin Afrika versiyonu rehber ablamız varmamıza az bir süre kaldığını müjdelerken ben Jen Teyze’yi dürtüp uyandırmaya çalışıyordum. Otobüs durduğunda, “Hadi uyan, vardık,” diyordum ama teyzem- de tık yoktu. Tüm meraklı gözler üstümüzdeydi. Kadın bir türlü uyanmıyordu. Daha sonra, arkalardan gelen İngiliz bir kadın, Jen Teyzemin nabzına bakıp, “Aman Tanrım bu kadın ölmüş!” diye çığlık attı. O sırada hemen önümüzde ve arkamızda oturan Çinliler bağırmaya başladılar. Büyük bir şok içerisindeydim. Yan tarafımızda oturan iki Malezyalıdan biri parmağıyla beni göstererek, “Bu adam bir şey verdi, kadın yedi ve son- ra da öldü,” diye bağırdı. O anda herkes dönüp bana baktı. Gariban dostu market zincirinden aldığım çikolatanın paketi de kadının avucunun içindeydi. Bu kadarı da fazlaydı. Hare- ket de edemiyordum. Pencere ile ölü kadın arasında sıkışıp kalmış bir güvercin gibiydim. Yaşlı kadıncağızın ölmesine mi üzüleyim, kadının yediği son şeyin 20 kuruşluk Cocostar olmasına mı yoksa beni katil diye suçlamalarına mı? O esnada polis ve ambulans arandı. Kadıncağızı ambulansa aldılar, otobüsten kimsenin inmesine izin vermeyerek hepimizi polis merkezine götürdüler.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Sabah uyandığımızda içimize çektiğimiz havanın, satın aldığımız maddi değeri olan birşeyden daha değerli olmasının sebebi nedir? Çünkü hayat senin sahip olduğun en büyük zenginliktir ve o olmadan sahip olduğun hiçbir şeyin önemi yoktur. Biz yaşamın kendisinin bir parçası olarak var olan hiçbir canlı organizmadan daha önemli ve ayrıcalıklı değiliz. Bunu her zaman aklımızda tutmalıyız. Şu ölümlü dünyada yaşadığımız süre boyunca istediklerimizi yapabiliyoruz. Diğer canlılardan farklı olarak, yaptığımız şeyleri daha iyi hale getirebilmek tamamen bizlerin elinde. Başarılarınızın tadını çıkarın, kazandığınız paranın tadını çıkarın, ama kendinizi varlığınızın gerçek özünden ayırmayın. Para gelip geçicidir! Dışarı çıkın, ellerinizi gökyüzüne kaldırın, derin bir nefes alın ve dünyaya sarılın.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Zenginlik nedir ki!? Yaşadığımız dünyada nefes alıp verdiğimiz her saniye, hiçbir paranın satın alamayacağı en büyük armağandır! Hiçbir para, kalıcı bir mutluluk satın almaya yetmez. Para sadece bir araçtır. Hayat bizlere sunduklarıyla zenginliğin en büyüğünü verirken yine de Kapitalist sistemin mahkûmu olarak maddi zenginliğin ihtiyacını duyuyoruz. Doğa bizlerin ihtiyaç duyduğu suyu, yiyeceği, barınak oluşturmamızı sağlayacak tüm materyalleri ücretsiz olarak verir. Doğa bizlere aynı zamanda diğer insanlarla huzurlu bir şekilde yaşamamız için gerekli olan sevgi, nezaket, saygı, dürüstlük gibi nitelikleri de sağlar. Bize kalan tek şey paylaşmaktır.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Saat gece on ikiyi geçtiğinde arabası balkabağına dönüşen talihsiz Külkedisi gibiydim. Hesabımda hiç para kalmamıştı ama mutluydum! Bir hayalimi daha gerçekleştirmiş olmanın haklı gururunu yaşıyordum. “Cumali neden araban yok?” diye soranlara, “Kullanamıyorum,” cevabını veriyorum yıllardır. Evet çok iyi bir şoför olduğum söylenemez fakat asıl gerçek şu ki ne zaman param olsa, araba almaktansa, yarın ölecekmişim gibi anın tadını çıkarmayı ve hayallerimin peşinde koşmayı tercih ederek paramı bu şekilde harcıyorum.
Sayfa 20·Kitabı okudu