Mürekkepten taşmış serin bir yaz gecesinin ortasında, çırılçıplaktı bedenim. Gördüğüm manzara, bulanık bir soğukluktan azalarak çıkıp beni, gri yüksek binaların arka arkaya sıralandığı taş bir sokağa çıkardı. Ben, bütün bu yollardan yürümüş, bütün sokaklardan geçmiştim; dizlerim tutmaz hale gelene kadar koşmuş, yine de hep aynı o yere çıkmıştım. Hep aynı sona açmıştım gözlerimi; koyu renk mor menekşelerin süslediği cehennem kuyusuna, gökyüzünün kalbinden vurdukları o noktaya…