Taylan Şafak

Taylan Şafak
@EAuditore
Hüküm: Geçici delilik esnasında intihar etmiştir. Böyle hükümler, hakikate karşı işlenmiş suçlardır. Yasa bir yalandır ve insanlar yasa aracılığıyla en utanmazca yalanları söylemektedir. Mesela gözden düşmüş, terk edilmiş, dostları ve akrabaları tarafından yüzüne tükürülmüş bir kadın, kendine ve bebeğine afyon tentürü verir. Bebek ölür; kadınsa birkaç hafta hastanede kaldıktan sonra iyileşir. Cinayetle suçlanır, yargılanır ve on yıl ağır hapse mahkûm olur. İyileştiği için, yasa onu eylemlerinden sorumlu tutmuştur; ölmüş olsaydı aynı yasa, onun geçici bir delilik içinde olduğuna hükmedecekti.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dahası, Ellen Hughes Hunt'ın yeryüzünde geçirdiği elli iki yıl boyunca edindiği tüm yaşam zevklerinin hileyle elinden alınmasına izin veren toplumun geçici bir delilik yaşadığına hükmetmenin, jüri açısından daha akıllıca olacağını söyleyeceğim.
Doğu Yakası polis mahkemesinin sanık yerinde duran bir erkek çocuğun resmi, zihnimde taptaze. Başı parmaklığa kadar ancak uzanıyordu. Bir kadından iki şilin çaldığı için suçlu bulunmak üzereydi; parayı şeker, pasta almak ya da güzel vakit geçirmek için değil, yiyecek için çalmıştı. Sulh hâkimi sanki incinmiş gibi, "Niçin kadından yiyecek istemedin?" diye sordu, "Sana bir şeyler verirdi mutlaka." "İsteseydim, dilendiğim için hapse atarlardı beni," dedi çocuk.
Elverişsizler ve gereksizler! Toplumun mezbahasında ölen sefiller, hor görülenler, unutulmuşlar. Bir fahişelik nesli – erkeklerin, kadınların, çocukların, etin ve kanın, canın ve ruhun fahişeliği; kısacası emeğin fahişeliği. Uygarlığın insan için yapabildiği buysa, vahşi ve çıplak halimizi geri verin bize. Bu makinenin ve Uçurum'un insanları olmaktansa, ıssızlığın, çöllerin, yere çöküp oturduğumuz mağaraların insanları olmak evladır.
Kader bugün beni Doğu Yakası'nda yaşamaya mahkum etse ve bir tek dileğimi yerine getirecek olsaydı, ondan güzelliğe, hakikate ve iyiliğe dair bildiğim her şeyi unutturmasını isterdim.