Yaşamda biraz gizem var - onları yazmıyorum. Biraz da başka şeyler var - onları da yazamıyorum.
Evet, hiçbir şey yapmıyorum; çünkü, yeteneklerimi harcamak istemiyorum - daha fazla da zorlamayın; bırakıyorum işte.
........................................................................................................
Başka bir insanın, hiç görmediğin, belki senin varlığının farkında bile olmayan, kendi hayat mücadelesi içinde yuvarlanıp giden bir insanın beyninde olup bitenler senin kim olduğunu değiştirmez ki.
Kitaba başlamadan önce, yazarı hakkında bilgi vermek istiyorum. Frankl, Viyana üniversitesinde psikiyatristlik yapmış ve kendi ekolü olan Logoterapi alanında da Profesörlük yapmış bir isimdir. Freud için Psikanaliz, Adler için Bireysel Psikolojisi neyse Frankl için de Logoterapi odur diyebiliriz. Ayrıca Frankl'ın, ikinci dünya savaşı sırasında toplama kamplarında bulunması ve oradaki gözlerini de ekolüne uygun olarak kullanması kitabı daha ikna edici kılmış.
Logoterapi; ne Psikanaliz gibi yaklaşır ne de Davranışçı bir görüntü izler. Logoterapi, insanı, insan boyutuyla izler ve insanda bulunan potansiyellere göre hareket eder.
Kitaba geçersek, anlam yoluyla terapiyi hedef alan Frankl, insanın hayatındaki en büyük eksikliğin, "anlam" kaybı olduğu görüşündedir. Freudyen yöntemlerle insanların Nevrozları çözümlense dahi, hayatlarındaki anlam eksikliği devam edebilmekte ve hasta aslında iyileşmemiş sayılmaktadır. Bunun için dayandığı temel nokta ise, intihar girişiminde bulunan gençlerin yüzde 85'inin hayatlarında bir anlam olmadığı gerekçesiyle intihara kalkışmış olması. Hayatlarında bir anlam, hedef ya da amaç bulunan insanların intihara kalkışmadıkları gerçeğini düşünürsek bu dayanan, çok makul hale geliyor.
Insanların hayatları boyunca anlam arayışı içinde olduklarını ve bu anlam arayışı ne kadar güçlü ve istikrarlı olursa, hayattan alınan doyumun da o denli önemli olduğunu belirten yazar, "anlam istemi" ve "yaşam için anlam" başlıklı yazılarında bu durumu anlaşılır kılıyor.
Bunların dışında insana dair hümanist görüşleri ve belirlemecilik olgusunu ele alış tarzıyla da Freud'un insana olan kötü bakış açısını ters yüz ediyor.
Logoterapi çerçevesinde geliştirilen iki tekniğe de kitapta yer verilmiş.
Bunlardan ilki Paradoksal Niyet!
Özellikle Fobik ve