Yüz yüze bakacak bir payımız kalmalı hayatta, kol kola yürüyecek bir yolumuz, kararlaştırılmamış bir buluşma, yıllar sonra belki bir karşılaşma, karşılaşınca da tebessümü, hâl hatır soracak bir yanı kalmalı sevginin, öfkenin buruşturup attığı bir kalp gibi değil de düzgün katlamaya çalıştığımız bir ten gibi, aşkla sarıp sarmalama arzusu yani.
Sevgilim, ben bir insanım ve kendi derinime battım, yürüdüm ormanımda, su taşıdım yangınıma, seni buldum, bunu yuttum ve içinden korkusu alınmış biri gibi dimdik durdum karşında. Birini memleketinmiş gibi sevebilirsen, bir avuç toprağıyla yetinmeyi bilmen gerekir, bildim, yetindim.