Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendime bu kötülüğü neden yaptım bilmiyorum. Belki düzelir diye sonuna kadar da okudum. Ayyyy sinirim bozuldu. Nefret olsun yaaa. Buradan iki karaktere de puuuuuu Allah cezanızı versin demek istiyorum.
Eyes on MeSara Cate · Sara Cate Books LLC · 202246 okunma
Gerilim ve merak dolu bir kitap okumak isteyenleri bu tarafa alalım. Baştan sona merak
duygusunun asla hız kesmediği bir kitaptı. Artık bu yazar kesinlikle radarımda, diğer kitaplarını
da okumak için sabırsızlanıyorum.
Bu alanda genelde tahminlerim hiç tutmaz, zaten tutsa da zevk almamış gibi hissediyorum.
Yazar beni bir şoka sokmalı, woww be çok iyiydi demeliyim.
Bu kitapta da asla tahmin etmediğim bir son ile karşılaştık, kitabın içinde minik bir spoi varmış
ama o kadar minik ki anlamak için müneccim olmak lazım
Kitabın konusuna gelirsem eğer;
Merrith ailesi büyük kızlarını kaybetmiş ve onun acısı ile uzun zamandır içlerine kapanmıştır.
Evlerine okul dönemi boyunca değişim öğrencisi olarak gelen Tanya ile her şey bir anda
değişir.(ilk saniyeden Tanya’dan nefret etmem ne kadar isabetli bir kararmış)
Evin ikinci çocuğu Paige’de benim gibi düşünmüş olmalı ki ilk günlerden Tanya’da bir sıkıntı
olduğunu fark etti. Ve ona karşı hem temkinli yaklaştı ve hakkında hep araştırma yaptı.
Natalie, evin annesi olmasının yanı sıra geçmişi ile sakladığı sırlarım var dediği kısımda benim
için merak hat safhaya çıktı, ne olmuştu? Ölen kızları Annabel ile bu yeni kızın bir bağlantısı var
mıydı? Çoklu anlatım şeklinde yazıldığı için her bir bilgi şok etkisi yarattı resmen.
Paige ve kardeşi will kitabın başından beri favori ikililerim arasındaydı, ama annesi ve babasına
deli oldum. Tanya ne dese inanmaları ve her şeyi almaları. Şüphelendikleri halde eline onca koz
vermelerine sinir oldum resmen.
Matt zaten kitabın ortasında yaptıklarını okuyunca gözümde tamamen bitti, tek isteğim
Natalie’nin sırrını öğrenmek ve Tanya’nın kim olduğunun ortaya çıkması derken gittikleri kar
tatilinde ortaya çıkan gerçekler şok etkisi yarattı. Çok severek okuduğum bir kitap oldu. Akıcı
kurgusu akılda kalan
Demir mi, Hadis mi? Hangisi?
Yazarın daha önce Persona kitabını okuduğum için zaten çok iyi bir kurgu ve derin bir çember ile karşılaşacağımı biliyordum. Böyle iliklerime kadar hissettiğim bir olay döngüsü okudum. Demir, İnferno adında büyük ve görkemli bir kulüp inşa eder. Bu kulüp dokuz bölümden oluşur ve tam da adı gibi Cehennem gibi bir yerde bulunması gereken kişilerin yapacağı günahlar ile doludur. Günahkar deyince aklımıza ilk cinsel olaylar gelse de, inferno kumarın, adaletsizliğin, iki yüzlülüğün ve nice farklı insani kavramı ortaya çıkaran bir binadır. Güvenliği en üst düzeyde olan bu binaya bit gece Helen adında bir kadının kız kardeşini aramaya gelmesi ile Demir için işlerin rengi değişir. Kişisel ve ruhsal olarak daha önce yaşamadığı bir şok etkisi ile karşılar. Henüz Helen'i görünce meydana gelen bu ruh halini açıklayamaz iken İnferno'da meydana gelen bir cinayet beynine indirilen bir çekiç etkisi gösterir. Sayısız tanınmış insanın güvenliği ve gizliliği ile bilinen bu mekanı tercih etmesi ile ünlenen bu yerde cinayet nasıl işlenir, içeriye telefonun bile alınmadığını yere silah nasıl girmiştir. Helen'in teknoloji dahisi olan kız kardeşinin bu olay ile bir bağlantısı vardır. Demir ve Helen bu işin peşine düşer. Yaşanan olayların akabinde Helen'in evine yapılan bir saldırı onunda güvende olmadığını fark etmelerini sağlar ve bu işi çözene kadar Helen, İnferno'ya yerleşir. İkili olayları çözmeye çalışırken bir yandan da birbirlerine bir çekim hisseder ve bence Demir'in kısımları çok iyiydi. Yaşadığı çocukluk göze alınınca duygusuz bir adama dönüşmesi ve Helen'in ortaya çıkışı ile bu denli içsel bir tatlı karmaşaya girmesini okumak çok keyifliydi. Helen için aynı şeyi söylemek çok mümkün değil çünkü çok keskin ve arsız bir karakter, içsel bir durumu hiç yok