“Tugay,kurak topraklarda çiçek açar mı?
“Açar,”
“Açmaz , bu imkansız… bu gerçekten imkansız”
“Onu da imkanlara dahil edelim Sevgili Avukat. Açtırırım o çiçeği ben.”
“Nasıl?”
“Savaşarak.”
“Peki ya özgürlükle ve bileklerindeki kelepçelerle olan savaşın?”
“Bana özgürlükle olan savaşımdan başka bir savaş daha verdin zaten ; Sen, senin için savaşmak.”
"Mahkumiyet... Bu savaşın ortasında bir kelepçeden çok daha fazlası olmamalıydı benim için ama oldu. Öyle değil mi sevgili avukat? Bunun senin inandığın yasalarda bir kurtuluşu var mıdır? Benim yasalarımda kurtuluşu olmayan tek mahkumiyet bu."
Kimsenin gözlerinin içine baktığında değil, insan kendi gözlerinin içine baktığında bir yabancıyı görüyorsa ya da bakışlarını kaçırıyorsa bu onurlu hayat değil, demekti.