Çok istemek kadere karşı gizli bir başkaldırıdır. Kaderin çoğu zaman insandan beklediği tutku ve arzu değil, sabır ve teslimiyettir. Yüksek arzular, yüksek sınanmalar anlamına gelir. Büyük ve derin tutkuların ödenmesi gereken ağır bedelleri vardır.
Acıklı çelişkiler yumağında yolunu kaybetmek üzere olduğunun bilincinde değildi, yaşadığı mahzenin loş ışığına zamanla gözleri alıştığından bu karanlığı hayat diye kabullenmişti.
En hicranlı ayrılığın ve en mesut kavuşmanın arasındaki arafta duruyorduk. Bir yanımızda ateş diğer yanımızda çiçek tarlası vardı.
Kader bize neyi reva görecekti?