Sabah bizi uyandıran bir alarm sesiyle başlar koşuşturması hayatlarımızın. Ayak üstü yapılan kahvaltılar, durakta beklenen otobüsler, trafik ve işimizdeyiz. Tüm gün koşustururuz oradan oraya.Hep yetişmesi gereken bir iş vardır mutlaka. Bu koşuşturma geçimimizi sağlayacak para içindir.
Eve dönünce bu defa evde ailemiz,sevdikleriniz için olanı başlar. Hep birilerinin ihtiyacı vardır bize.Anne_babamızın, çocuklarımızın,dostlarımızın...
Elimizden geleni yaparız onlar için.
Peki ya günün birinde bunların hiç birini yapamayacak olursak? Taşıyamıyorsak artık...
Köle gibi çalıştığımız işveren kaç gün sabreder buna?
Ailemiz ne kadar dayanır, bu halimize...
Dost , arkadaş dediklerimiz ne kadar yanımızda olur ?
Bu soruların cevabı sonuna kadar diyebiliyorsaniz ne mutlu size...
Ama genelde insanlar çıkarları bitince , terk etmeyi seçiyor sanki...
Kahramanımız Gregor Samsa'da tüm ailesinin sorumluluğunu taşımaktadır. Ve bir gün o yataktan çıkamaz ondan sonra yaşadığı terk edilmişliği anlatır Dönüşüm'de...
Umarım ne olursa olsun sizi bırakmayan sevdikleriniz olur yaşamınızda her zaman....