İkincisi, dünyaya hakim olabilmek için bunun gerektiğini düşünen Moğollar, ilk yıllarda bütün dünyayı yıkıp, üzerindeki herkesi de katletmekten rahatsız değillerdi. Şehirlerin yaşaması umurlarında değildi ve kendileri konargöçer kır yaşamı sürdükleri için tarımla da ilgilenmiyorlardı.
Herhalde hem Haçlılar, hem Şamlılar, hem de Haşhaşinler dahil pek çok başka grup için, 1146 Eylül'ünde sarhoş yattığı çadırına dalan bir Hristiyan tarafından öldürülmüş olması hayra alamet olarak algılanmıştır. Ancak Zengi'nin Urfa'yı fethetmiş olması onu çoktan şehit mertebesine yükseltmişti. Ölümü üzerine, ordusu adet olduğu gibi çevreyi yağmalayıp hızla dağıldı.
'Tebaaya karşı baba şefkati, halkın durumu konusunda uyanıklık, insanları savunacak cesaret, düşmanları kandırabilecek basiret ve fırsatları değerlendirebilecek kadar sağduyu.'