Mehmet Dorukhan Üçer

Mehmet Dorukhan Üçer
Son Arayış yazarı , As Above So Below
Şirket kurmak yetseydi herkes Elon Musk olurdu
Puan vermedi·384 syf.··
2025 13. kitabı
Richard Barrett’ın Değer Odaklı Organizasyon kitabı, aslında sadece patronları ilgilendiren teknik bir kitap değil; hepimizin her sabah neden işe gittiğini ve orada neden bazen çok yorulduğumuzu anlatan bir rehber. Enerjin Nereye Gidiyor? (Kültürel Entropi) Bir iş yerinde vaktinin ne kadarını gerçekten iş yaparak, ne kadarını ise "gereksiz işlerle" (dedikodu, korku, patronu memnun etme çabası, bürokrasi) harcıyorsun? Barrett buna Entropi diyor. Özetle: Bir kurumda korku ve bencillik ne kadar fazlaysa, insanların enerjisi o kadar boşa gider. Verimli bir yer olmak için "daha çok çalışmak" değil, bu "enerji kaçaklarını" tamir etmek gerekir. Değerler Sadece Duvardaki Tablo Değildir Bir şirketin duvarında "Dürüstlük" yazması bir şey ifade etmez. Önemli olan, o değerin senin davranışlarına nasıl yansıdığıdır. İhtiyaç vs. Arzu: Eğer bir çalışan maaşını (ihtiyaç) alamıyorsa, ondan yaratıcı olmasını (arzu/gelişim) bekleyemezsiniz. Kitap, insanların önce temel güven ve aidiyet ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini, ancak o zaman "beklentilerin ötesine" geçebileceklerini söylüyor. Aynaya Bakma Cesareti (Geri Bildirim) Liderlik sadece emir vermek değildir; kendi "kör noktalarını" görebilmektir. Öz Farkındalık: Bir lider (veya herhangi bir çalışan) başkalarına nasıl göründüğünü bilmezse, farkında olmadan çevresine stres yayar. Kitap diyor ki: "Eğer çevrendekilere ilham vermek istiyorsan, önce kendi duygularını ve korkularını yönetmeyi öğrenmelisin." Bu kitap bize şunu hatırlatıyor: Mutlu ve başarılı bir iş yeri, sadece rakamlarla değil, insanların birbirine duyduğu güven ve ortak değerlerle inşa edilir. Kitap, kurumsal verimlilik ve liderlik psikolojisi üzerine çok kıymetli teorik temeller sunuyor; ancak dürüst olmak gerekirse, yukarıda özetlediğim Enerji Kaçağı (Entropi) ve
Değer Odaklı KurumlarRichard Barrett · Ceo Plus · 20178 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kim kimi gözetliyor
Puan vermedi·328 syf.··
2026 5. kitabı
Heather Gudenkauf’un "Everyone Is Watching" (Birileri Bizi Gözetliyor) kitabını bitirdiğimde zihnimde tek bir soru belirdi: Karakter mi hikayeyi yönetir, yoksa kurgu mu karakteri hapseder? Kitap, temelini hepimizin bildiği Survivor ve Squid Game dinamiklerine dayandırıyor; 10 milyon dolar, klostrofobik bir malikane, akrepler ve elektroşoklar... Ancak şunları söylemem gerek. Karakter Arketipleri ve "Tanıdıklık" Hissi: Kitaptaki yarışmacılar rastgele seçilmemiş, bu bir artı. Ancak karakterlerin kod adları ve meslekleri arasındaki bağ çok çizgisel. Örneğin: Ned (Yönetici): Christian Grey’in bir "rebranding" çalışması gibi. Otorite ve güç temsili çok net ama bir o kadar da tahmin edilebilir. Bence takma adı tacizci olmalıydı. Senatör: Tipik bir politikacı portresi. Oysa burada kurguyu derinleştirmek için çok daha spesifik, "nadire" meslekler kullanılabilirdi. Düşünsenize; bir oyuncak tamircisi veya bir makinist bu malikanede olsaydı, olaylara yaklaşımları teknik ve sembolik açıdan çok daha özgün olmaz mıydı? Karakterlerin sıradanlığı, onların geçmişindeki karanlık sırlarla dengelenmeye çalışılsa da, mesleki derinlik kurguyu bir üst seviyeye taşıyabilirdi. Oyun Mekaniği: Süper İpucu mu, Ölü Yatırım mı? Malikanedeki oyunlarda kazanılan "süper ipuçları" ve "oyun değiştiriciler", maalesef hikayenin akışında beklediğim radikal etkiyi yaratmadı. Bir mühendis olarak söyleyebilirim ki; eğer bir sistemde "Game Changer" varsa, bu değişkenin denklemi tamamen bozması gerekir. İpuçları daha fonksiyonel, daha stratejik kurgulanabilirdi. Fernanda ve asistan figürü etrafında dönen o dar çember, belki de daha geniş bir karakter havuzuyla desteklenmeliydi. Kim Kazanacak? (Sosyolojik Paradoks) Hasta çocuğu olan o "Fedakar Anne" figürü mü? Yoksa etik değerlerini güç için feda etmiş olanlar
Birileri Bizi GözetliyorHeather Gudenkauf · Artemis Yayınları · 202619 okunma
Cevabı Bulduğunda Artık Eski Sen Olmayacaksın
Hiçbir yere gitmem ama senden her saniye uzaklaşırım. Seninle aynı sofraya otururum ama ne ekmeğine dokunurum ne suyuna. Ben varken sen 'yoksun', sen varsan ben çoktan 'bitmişimdir'. Katilin değilim ama öldüğünde sadece bana sahip olursun. Işığın içinde saklanırım, karanlıkta ise en büyük kabusun olurum. Bana dokunamazsın ama ben seni her gün yontarım. ​Ben neyim?
Ruhlarımızın Yalnızlığı
Dokunmak sadece bir teselli; kalbin dehlizlerinde ruhlarımız birbirine asırlarca uzakta
Aşk
her durakta karşımda
Saatlerin tik takları, durmak bilmeyen bir sancı, mühürlenmiş mektuplar açılır dağıtır soğuk nefesi vurduğunda acıtmaz, yavaşça öldürür bu gerçek, kader bir cellat gibi, elbet bir gün gelecek dünün külleriyle beslenen bir kurt, bin ihtimalden vazgeçecek, sadece hayatta kalanla yaşarız, biz bu karanlık raylarda, kendimize bilet keseriz