Rüyaların sisle kaplı, kızım," diye ciyakladı kadın, sesi bir karga gibi gıcırtılıydı. "Gölgeler hareket ediyor. Senin olanı koru. Işık, en karanlık yerde bile parlar
Uykunun dipsiz kuyusunda, bilincinin kıyısında sürükleniyordu. Sonra, aniden, dünya paramparça oldu. Bir anda kendini, alacakaranlıkla örtülü, tanıdık olmayan bir ormanda buldu. Havada demir ve çürümüş toprak kokusu vardı
Ogan, bir gece kâbusunda kız kardeşi İridya'nın, çatlak ciltlerinden kızıl bir ışık sızan, insanımsı yaratıklar tarafından kaçırılışını görür. Uyandığında bu kâbusun gerçek olduğunu anlar: İridya kayıptır ve köyü, "Kızıl Gölgeler"in gizemli saldırısı altındadır.
Tek umudu, köyün unutulmuş büyücüsüne ulaşmaktır. Ancak bu, kayıp bir ruh bitkisi olan Nity'yi bulmak ve annesinin onunla oynamaması için yalvardığı bir geçmişle yüzleşmek anlamına gelir. Ogan'ın yolculuğu, onu sadece kız kardeşini kurtarmaya değil, aynı zamanda köyünü tehdit eden kadim bir lanetin, ihanetlerle dolu bir entrikanın ve unutulmuş tanrıların gölgesinde dönen büyük bir savaşın merkezine götürür. Son Arayış
Merhaba değerli edebiyat ve felsefe yolcuları, bildiğiniz üzere, düşünceler bazen bir tohum olarak düşer zihnin verimli topraklarına. Zamanla filizlenir, kök salar ve bir ağaca dönüşmek için sabırla bekler. İşte benim için de öyle oldu. Üzerinde titizlikle, sabırla ve büyük bir sorumluluk duygusuyla çalıştığım kitabım, nihayet okuyucusuyla buluşmak üzere somut bir forma büründü. Bu çalışmanın, sizin zihninizde de yeni kapılar aralayacağına inanıyorum. Yayınlanmış olmanın heyecanını ve gururunu sizlerle paylaşmak istedim. Bu edebi yolculuğa ortak olmak isteyenler, linkten detaylara ulaşabilir. Yorumlarınız ve eleştirileriniz benim için çok kıymetli, yol arkadaşım olduğunuz için şimdiden teşekkürler